25
Nisan

Üç Aylara Girerken

Yazan: admin  |  Kategori: Hutbeler  |  Okunma: 862 views

Zaman içerisinde kirlenmeye ve kararmaya başlayan kalplerimizi; tekrar temizleyecek ve aydınlatacak olan kandilleri içinde bulunduran üç aylara kavuşmak üzereyiz. Bu ayları kıymetli kılan Ramazanın habercisi olmalarıdır. Ramazan ayını kıymetlendirense, Kuran-ı Kerimin bu ayda inmeye başlamasıdır. Yani Ramazan ayının, Kur’an ayı olmasıdır.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor; “Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. (Haram aylar, cahiliye devri uygulamasına göre hürmet edilmesi gereken, savaş ve kan dökülmesi yasak olan kameri aylar demektir. Bu aylar Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayıdır) İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allaha ortak koşanlar sizinle nasıl topyekun savaşıyorlarsa, sizde onlarla topyekun savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.” (1)

Recep ayının ilk günlerinde Reğaib, 27. gecesinde Miraç kandili vardır. Bu gecede İsra ve Mirac olayı gerçekleşmiştir. İsra ve miraç Allah’a imanı perçinleyen büyük bir mucizedir. Çünkü Allah sonsuz kudret sahibidir. Onun için hiçbir zorluk ve güçlük düşünülemez.

         

Muhterem Cemaat!

İnsanlar ilim, ahlak, fazilet ve takvada birbirleriyle eşit olmadıkları gibi, aylar günler, geceler, zaman ve mekânlarda fazilet ve bereket yönünden aynı seviyede değildir. Yeryüzünün kalbi mesabesinde olan Kâbe i Muazzama ile diğer yerler maneviyat ve kutsiyet bakımından bir değildir. Müslümanlar arasında üç aylar diye bilinen Recep, Şaban ve Ramazan ayları da rahmet ve mağfiret bakımından daha üstün, bereketli ve feyizli aylardır.

Hz Peygamber’in yaptığı şu dua üç aylara verdiği önemi belirtmektedir: “Allahım! Recep ve Şaban aylarını bize mübarek eyle ve bizi Ramazana kavuştur.”(2)

Biz Müslümanlar, kutlu elçi Hz. Muhammed(s.a.v.)’in mesajlarını anlayıp, hayatımızda canlandırmalı, Allahın rızasını kazanmada gayretli olmalıyız. İlahi sese kulak vermeli, üç ayları âzamî derecede faydalı işler ve kullukla değerlendirmeli, bu zaman dilimlerini gafletle geçirmemeli, diğer aylar ve günlere örnek olacak bir hayat yaşamalıyız.

Cuma ve bayram geceleri, Reğaib, Mirac, Berat ve Kadir gecesi gibi mübarek gecelerin bulunduğu üç aylar, dinimize ve dünyamıza ait görevlerimizi eksiksiz yapmanın, iyilik ve yardım bakımından etrafımızdaki insanları gözetmenin yeniden canlandığı zaman dilimleridir.

Aziz Kardeşlerim!    

Bu mübarek günler ve geceler, kendimizi denetleme, hesaba çekme ve değerlendirme bakımından çok önemlidir. Geçmişimizin muhasebesini yapıp geleceğe hazırlıklı olmanın tedbirlerini almalıyız.

Mübarek gün ve gecelerin önemini çocuklarımıza hissettirmeliyiz. Onları camiye cemaate alıştırıp, buraların manevi havasından teneffüs ettirmeliyiz. Allah (c.c) kalp ve kalıbı ile kendisine yönelenleri, kendisinden bağışlanmasını isteyenleri, affına mazhar buyurmaktadır. Mümin yeter ki gönül bağı ile O’na yönelmiş olsun. Rabbinin yüce Rahmetine sığınsın. Aciz ve günahkâr olduğunu anlasın ve Rabbine af için yalvarsın ve bilsin ki, “Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tövbe edenlerdir”(3) buyuran elçi, kendisini Allah’ın mağfiretine davet ediyor. Ne mutlu tövbe edip hatasından dönenlere, ne mutlu Rabbinin affına erenlere! Rahmetiyle cennete girenlere!

———————

1-Tevbe Suresi, 36                                                               2- Ahmet b. Hanbel, Müsned 1/259

3- Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30

—————————————–

Hazırlayan : İsmail BATTAL                                   ÜNVANI:Ayaslar Kasabası Aşağı Camii İmam-Hatibi   

                                                Doğanhisar/KONYA

 

 

Redaksiyon: İl İrşat Komisyonu


 Yazının Etiketleri  

Yorum yapın