8
Kasım

Afetlere Hazırlıklı Olmak

Yazan: admin  |  Kategori: Hutbeler  |  Okunma: 1.610 views

İnsanoğlu dünya hayatında, sıkıntı, bela, musibet ve felaketlere maruz kalabilir. Deprem, yangın, sel gibi afetler, bazen sarılması zor yaralar oluşturup, kalıcı izler bırakabilir. Bu olaylardan toplum olarak ders çıkarıp, tedbir almak, dinî bir vecibedir.

Yaşanan acılar göstermiştir ki, bu olayların felaket haline gelmesinin sebeplerinden biri, insanların üzerlerine düşen görevleri yapmayıp gerekli tedbirleri almamalarıdır. Hâlbuki hayatı bize en güzel örnek olan Sevgili Peygamberimiz, kendisine tevekkülü soran bir kişiye “Deveni bağla, sonra tevekkül et!” buyurarak sorumluluklarımızı bize bildirmiştir.
Bütün kuralları, yapılan ikazları hiçe sayıp dere yatağına ev yaparak, teknik şartlarını yerine getirmeden bina inşa ederek ve yangın önleyici tedbirleri almadan felakete zemin hazırlamak, İslâmî bir davranış tarzı değildir. Ayrıca Temel ilkyardım konularını bilmemiz, hayat kurtaracak basit tedbirleri öğrenmemiz zamanı geldiğinde birçok insanın hayatta kalmasına vesile olabilir.

Değerli Kardeşlerim!

Elbette ki alacağımız tedbirler, afet ve musibetleri tamamen ortadan kaldırmaz. Ancak felaketin sonuçlarını hafifletebilir, maddi ve manevi zararlarını azaltabilir. Her türlü tedbiri almamıza rağmen bir bela ve musibetle karşılaşırsak, kul olarak görevimiz metanetli ve sabırlı olmaktır. Bu durumda Müslüman her şeyin Allah’tan geldiğine inanıp, Kadere rıza gösterir. Nitekim Rabbimiz “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele”2 buyurmaktadır.
Kâinatta Yüce Mevla’nın bilgisi olmadan bir yaprak dahi sallanmaz. Hepimiz O’ndan geldik O’na döneceğiz. İmkanlarımız ölçüsünde tedbir almamıza rağmen kurtulamayacağımız olaylarda vardır. Şunu bilelim ki karşılaştığımız musibetler, sabredersek günahlarımıza kefaret, sevaplarımızın artmasına vesile olacaktır. Bir hadis-i şeriflerinde Yüce Peygamberimiz: “Müslümanın başına gelen her musibet onun günahının bağışlanmasına sebeptir. Hatta ayağına batan bir diken bile” 3 buyurmuşlardır.
Muhterem Müminler
Önümüzdeki hafta bizim canımızı, malımızı korumak ve kurtarmak için adeta kendilerini tehlikeye atan itfaiyecilerimiz 295. kuruluş yıldönümlerini kutlayacaklar. Bazı sorumsuz insanların usulsüz araba park ederek yolları tıkamaları yüzünden itfaiye araçlarının görev yapamadığını, bu yüzden büyük acıların yaşandığını biliyoruz. Buna sebep olanlar işledikleri bu ağır günahın hesabını Allah’ın huzurunda verecekler. Her gün itfaiyenin müdahale ettiği yüzlerce hadisesinin yaşandığı İstanbul’da bu hizmetlerin yürütülmesine yardımcı olmak hem vatandaşlık görevi hem de dinimizin gereğidir.
Yüce Rabbimiz cümlemizi her türlü afetlerden muhafaza eylesin.
___________________

Yakup KABALAK-Vaiz
Beyoğlu-İstanbul

Tirmizi, Kıyamet 60
2 Bakara, 2/155
3 Müslim, Birr 46


 Yazının Etiketleri  

Yorum yapın