8
Kasım

Camiler ve Din Görevlileri Haftası

Yazan: admin  |  Kategori: Hutbeler  |  Okunma: 1.213 views

Ülkemizde Ekim ayının ilk haftası “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak kutlanmaktadır.
Yeryüzünde ibadet etmek için mabet inşa etmek insanlık tarihi kadar eskidir. Ayet-i kerimede şöyle buyrulmuştur: “İbadet yeri olarak yeryüzünde yapılan ilk bina Mekke’deki Kâbe olup, pek feyizlidir, insanlar için hidâyet rehberidir”.

Başlangıcından bugüne kadar cami ve mescitler İslâm toplumlarında ortak sağduyunun ve dindarlık bilincinin oluşumu, insanların ruhen temizlenmeleri ve hayatlarında istikamet kazanmaları, birbirleriyle kaynaşmaları ve bütünleşmeleri yönünde önemli görevler icra etmişlerdir. Camiler, tarihin her döneminde irşat ve tebliğin de merkezi olmuşlardır.

Aziz Müminler!

Camilerimiz çevresine güzellik katan görüntüsüyle, manevî değerler kazandıran işleviyle, şerefelerinden yükselen ve insanları Allah’a kulluğa davet eden ezan sesleriyle Mescidi Haram’ın birer şubeleridir.
Kur’ân-ı Kerim’de mescitlerin Allah’ın evi olduğu, orada yalnızca Allah’a kulluk edilmesi gerektiği belirtilmiş; mescitlerin harap olmasına çalışanların büyük bir haksızlık ve zulüm içinde olduğu bildirilmiştir.
Bu özelliklerinden dolayıdır ki, Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde cami ve mescitlerin inşa ve imarı önemle teşvik edilmiştir. Bir ayet-i kerimede şöyle buyrulmuştur: “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır”.

Değerli Müminler!

Kürsülerinden yapılan vaazlar, minberlerinden okunan hutbelerle camiler; edep, terbiye, sevgi, saygı, hak ve hukuk anlayışımızı oluşturan ve geliştiren ilim ve irfan ocaklarıdır. Camilerden aldığımız hikmet ve bilgilerle; hırs, kin, haset, gıybet, iftira gibi her türlü kötü duygu ve düşüncelerden arınmayı; israf, haksızlık, içki, kumar, fuhuş gibi her türlü haram ve günahlardan uzak kalmayı öğrenir; böylece Rabbimizin sevdiği ve razı olduğu müminlerden oluruz.

Değerli Mü’minler

İslam’ın şiarı, Müslümanlığımızın alameti olan cami ve mescitleri inşa ve imar etmek, sahip çıkıp ihtiyaçlarını gidermek her şeyden evvel bir iman borcudur. Geçmişten günümüze, bu mukaddes görevi en güzel şekilde yerine getiren aziz milletimizin bu konudaki gayret ve hassasiyeti her türlü takdire şayandır. Yaz kış demeden, gece gündüz zaman ve mesai mefhumu gözetmeden camileri şenlendiren; vaiz, hatip, imam, müezzin ve kayyımlarımız ne kadar tebrik edilse azdır.
Bu vesileyle geçmişten günümüze cami ve mescitlerimizin yapılması ve yaşatılmasına emeği geçip ahirete irtihal eden bilcümle hayır sahiplerini, imam-müezzin ve hademe-i hayratı rahmetle anar, hayatta olanlara dünya ve ahiret saadetleri niyaz ederiz.
Hutbemizi bir Hadis-i şerif mealiyle bitirmek istiyorum:
“Bir kimse güzelce abdest alır, sadece namaz kılmak niyetiyle camiye gelirse, camiye girinceye kadar attığı her adımla derecesi yükselir, günahı bağışlanır”.
Süleyman Necati AKÇEŞME
Beşiktaş Vaizi


 Yazının Etiketleri  

Yorum yapın