İnsanlar, toplu olarak yaşamak zorundadır. Toplu yaşamak ise, herkesin uymak durumunda olduğu bazı kuralların bulunmasını gerektirir. Bu kuralların ihlal edilmeden uygulanması için toplum kendi içinden yöneticiler seçer. İslâm toplumunun ve idaresinin dayandığı iki temel esas vardır. Birincisi hak ve adalet, ikincisi ise meşverettir.
Kur’an-ı Kerim’de ‘’danışma’’ anlamına gelen ‘’Şûrâ’’ adıyla müstakil bir surenin bulunması, İslâm’da istişarenin ne kadar önemli olduğunun açık göstergesidir. Bu sûrede, müminlerin güzel amelleri sayılırken şûrâ, namaz ve zekatla beraber zikredilmiştir. Gayesi, insanların dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamak olan İslâm, insan ilişkilerinde sevgiyi, şefkat ve merhameti, fikirlere saygıyı, insan fıtratının bir gereği olarak görür. Yüce Rabbimiz Peygamber efendimize hitaben, Ey Resulüm! “iş hakkında onlara danış’’[1] buyurarak, isabetli bir görüşün ortaya çıkması ve doğru kararın alınması için, görüş alış verişinde bulunmanın bir ilke olarak uygulanmasını istemiştir. Böylece Hz. Peygamber’in şahsında bütün ümmete ve özellikle yöneticilere istişare ile iş yapmaları emredilmiştir. Başka bir ayette de “işleri araların da danışma ile yürür”[2] buyrularak Müslümanların bu güzel ameli övülmektedir. Sevgili Peygamberimiz de “istişare eden pişman olmaz”[3] buyurmuştur.
Her konuda olduğu gibi şûranın en güzel örneklerini Hz. Peygamber’in uygulamalarında görmek mümkündür. Hakkında vahiy olmayan konularda Hz. Peygamber, ashabıyla müzakere eder, görüş alış verişinde bulunurdu. Hz. Ebu Hureyre: “Peygamberimizden daha çok istişare eden kimse görmedim”[4] demiştir.
Muhterem Müslümanlar!
Yakın tarihimize baktığımızda, ülkemizin değişik oyun ve tuzaklarla dört bir koldan işgal edildiğini ve esarete mahkûm edilmek istendiğini görmekteyiz. Ancak bağımsızlığa ve özgür yaşamaya olan tutkusu sayesinde milletimizin, yedi düveli aziz vatan topraklarından nasıl kovduklarını büyük bir onurla hatırlıyoruz. Atalarımız milletimizin esir edilemeyeceğini, bağımsız ve özgür yaşamanın karakterimiz olduğunu, dost düşman herkese bir kez daha göstermişlerdir. Bu büyük mücadelede milletimizin önderliğini yapan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları milletin iradesine saygıyı esas alan bir yönetim biçimini benimsedi. Bunun adı Cumhuriyettir.
Bayramı coşkuyla kutlarken, yönetim biçimi mükemmel olmasının yanında onu uygulayacak insanın da önemli olduğunu unutmamalıyız. Cumhuriyetin ruhuna uygun, milletin iradesine ve değerlerine saygılı, farklı fikirlere müsamahalı, bilgili, kültürlü ve iyi yetişmiş, vatanına ve milletine hizmete kendini adamış, ben yerine biz diyebilen nesiller yetiştirmeliyiz.
Cumhuriyet Bayramını kutladığımız bu günlerde canları ve mallarıyla savaşarak vatanımızı ve kutsal değerlerimizi bizlere emanet bırakan şehitlerimizi, gazilerimizi ve bütün geçmişlerimizi rahmetle ve minnetle anıyoruz. Bağımsızlığımızı, birliğimizi ve özgürlüğümüzü daim kılmasını Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum.
Şaban CİVELEK
Yenimahalle Kümeevleri Camii İmam-Hatibi
Beykoz/İSTANBUL
[1] Al-i İmran 3/159
[2] Şûra 42/38
[3] Tabarânî Evsat 3/117
[4] Tirmizi, Cihad 34
Popularity: 50% [?]










1 Yorum yapılmış
Allahın kanunlarını hiçe sayıp, allahın hükümlerinin üstüne hükümler koyan bir Cumhuriyet.
İnsan aklını allahın Vahiylerinin üstünde tutan bir anayasa.
Ne güzel bir cuma hutbesi olmuş.
Sistemi kutsayan zavallı din adamlarının hazırladığı bir hutbe.
Allah hidayet versin.