4
Aralık

Dua İbadetin Özüdür

Yazan: admin  |  Kategori: Hutbeler  |  Okunma: 3.689 views

Değerli mü’minler!
Dua ve ibadet, bir müminin aczini ve ihtiyacını, saygıyla Rabbine arz etmesi ve tazimle ondan yardım dilemesidir. Rabbi ile kulu arasında en güçlü bağ ve en değerli amel, dua ve ibadettir. Bunlar, Allah’a kulluğun itirafı ve ispatıdır. Manevi dertlerin devası, gönüllerin sefasıdır.

Duasız ve ibadetsiz gönüller ise, huzursuzdur ve dinmez bir ızdırap içerisindedir. Gerçek huzura, ancak ona dua edip rahmet kapısını çalmak onun izzet ve azameti karşısında secdeye kapanıp ibadet etmek ve onu anmakla kavuşulur. Nitekim yüce Allah, kur’an-ı hakimde ‘Bunlar, Allah’a iman edenler ve gönülleri Allah’ın zikri ile sükunete erenlerdir. Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.’(1) buyurmaktadır.

Muhterem Müslümanlar!

Bir insan olarak, çevremizde meydana gelen olaylardan etkilenebilir ve işlerimizin düzensiz gitmesinden de üzülüp sıkılabiliriz ancak bu gibi üzüntü ve sıkıntıların geçici olduğunu bilmeli ve bütün hayatımızı saracak bunalıma ve strese düşmemeliyiz bir mü’min için strese veya bunalıma girmek, asla doğru değildir. Çükü o, hayatın ağır yükleri altında acze ve sıkıntıya düştüğünde, kendisine şah damarından daha yakın, onun en gizli sırlarını bilen ve her şeye gücü yeten yüce Allah’a güvenir ona dua ve niyazda bulunur onun Engin lütuf ve keremine sığınır, ondan başka sıkıntılara çare, dertlere deva, hastalıklara şifa ihsan edenin olmadığını bilir. Çekilen sıkıntıları ebedi mükâfat vesilesi bir imtihan olarak değerlendirir ve teselli bulur.
Kur’an-ı kerim, büyük sıkıntılarla karşılaşan ve Rabbine dua eden Hz. Yunus (a.s.)’u bize örnek gösterir Hz. Yunus’un duasını kabul edildiğinde, ‘bunun üzerine onun duasını kabul ettik ve onu kederden kurtardık. İşte biz mü’minleri böyle kurtarırız.’(2) Mealindeki ayetiyle bize bildirir. Demek ki sıkıntıyı, derdi veren Allah, onun çaresini ve dermanını da verir. Hatta her güçlük için bize bir kolaylık ihsan ettiğini, Kur’an-ı Kerim’de bize şöyle açıklar: Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır’(3)
Sevgili Peygamberimizde bir gün mü’minlerin başına gelen sıkıntıların günahlara kefaret olduğunu bir hadisi şerifte şöyle ifade etmiştir:”Başına gelen hastalık, bitkinlik, hüzün ve diğer sıkıntılara karşılık yüce Allah, mü’minin günahlarının bir kısmını siler.”(4) Ayrıca musibet ve sıkıntı anlarında müminlerin:’’…Biz Allah’ın kullarıyız ve Ona döneceğiz…’’(5) anlamında ki “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun’’ayetini okumalarını tavsiye etmiştir.

Aziz cemaat!

İbadet ve duadan uzak olan insanlar, daima bir arayış bir boşluk içinde olurlar ve vicdani bir huzursuzluk duyarlar. Hâlbuki Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim‘de “(Ey Resulüm!),De ki; ( kulluk ve) duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?’’ (6) “Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar, aşağılanarak cehenneme gideceklerdir.’’(7) buyurmaktadır. Öyleyse; gönüllere huzur, dertlere deva, dertlilere şifa veren Yüce Allah’a her derdimiz için dua etmeli, ibadetlerimizi yerine getirmeli ve elimizdeki nimetlere şükretmeyi ihmal etmemeliyiz.

HAZIRLAYAN: Ahmet EDE
ÜNVANI: İmam-Hatip
GÖREV YERİ: Mrk. Musalla C. Tut/ADIYAMAN

Adıyaman Müftülüğünün 04.12.2009 tarihli
hutbesidir.

______________________
1. Ra’d, 28
2. Enbiya, 88.
3. İnşirah,5,6.
4. Müslim. Birr,bab:III,1992,H.No:2573.
5. Bakara,157.
6. Furkan,77.
7. gafir,60.


 Yazının Etiketleri  

1 Yorum yapılmış

  • 26 Mayıs 2010 |

    ”Hasbünallahü ve nimen vekil’Allah razı olsun Sayın Ahmet Bey

Yorum yapın