Logo Background RSS

İlim Adamlarına Saygı ve Öğretmenlerimiz

  • Yüce dinimiz İslam; “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.” İlkesiyle ilim öğrenmeye, öğretmeye, okumaya, dinlemeye ve bu işleri yapanları sevmeye, onlara karşı saygılı olmaya çok büyük önem vermiştir.

    Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerimin çeşitli ayetlerinde şöyle buyuruyor: “Biz bu misalleri insanlara veriyoruz. Onları ancak bilginler düşünüp anlar” “Eğer bilmiyorsanız, ilim sahiplerine sorun.” , “Allah (c.c.) sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri yüksek derecelere ulaştırır.” , “Sakın cahillerden olma” , “Allah’ın kulları arasında, ancak âlim olanlar, O’ na karşı derin saygı duyarlar” .

    Hz. Peygamber (s.a.v.) de pek çok hadislerinde ilmi, âlimi ve ilim öğrenenleri övmüş, ısrarla okumaya ve ilme teşvik etmiştir. Hadis kitaplarımız bu çeşit hadislerle doludur. Bazıları şöyledir: “İlim talebi her müslümana farzdır.” “Kim ilim talep ederse, bu onun geçmiş günahlarına kefaret olur.” “İlim öğrenin, çünkü ilim öğrenmek düşmana karşı silahtır.” “Sadakanın en değerlisi, müslümanın ilim öğrenip Müslüman kardeşine öğretmesidir.” “İlim tahsili için sefere çıkan (evine) dönünceye kadar Allah yolundadır. Gurbette ilim tahsil ederken ölen kimse ise şehittir.”

    Değerli Kardeşlerim!

    İlmin değerini ve insana kazandıracağı faydalan bilen kimseler, ilim sahiplerine saygı göstermeyi medenî bir insan olmanın ayrılmaz bir parçası olarak kabul ederler. Zira bu sevgi ve hürmet, dış görünüşte o âlime ise de, hakikatte ona bu bilgiyi ihsan eden Cenâb-ı Hakk’a gösterilmiş olmaktadır. Bu itibarla, ileriyi gören ve ilmin inkişâfını düşünen müslümanlar, bilgi sahasında tanınmış kimselere saygılı olmayı ulvî bir vazife bilirler.
    Aklımızı faydalı bilgilerle bezeyen, bizlere okuma zevkini aşılayıp kitaplarla dost hâle getiren, vatan sevgisi ile ruhumuzu aydınlatan, doğru ve güzel olan şeyleri öğreten, ilahi rızaya açılan yolu tarif eden ilim adamlarına çok şeyler borçluyuz. Onların fedakar çalışmaları olmasaydı hakkı bilmez, hakikati bulamaz ve cehalet bataklığından çıkamazdık.
    Kıymetli Müminler!
    İlim adamlarına saygıyı, Hz. Ali (r.a.) şöyle ifade ediyor: “Bana bir harf öğreten, beni kendisine köle yapar.” Bu saygı, ilim adamlarının insanlara hayrı öğretmeleri ve faydalı yolları göstermeleri, hiçbir karşılık beklemeden bize dünyevî ve uhrevî vazifeleri talim etmeleri sebebiyle gösterilmiş olmaktadır. “Âlimin atının ayağından sıçrayan çamur, bizim şerefimizdir” diyen Yavuz Sultan Selim’e kadar her devirde ilim adamına saygının en asil örneklerini vermiş bir milletin fertler olarak bu saygıyı her zaman diri tutmalıyız.
    Bu vesile ile bize küçük yaşlardan itibaren kalem tutmayı, okumayı, yazmayı, sevgi-saygıyı, edebi-ahlakı, bütün kutsal değerleri öğreten tüm öğretmenlerimizi ve âlimlerimizi saygı ve minnetle anıyor; ahirete irtihal edenlere rahmet diliyoruz.
    HAZIRLAYAN: Salih DOĞAN
    ÜNVANI :Tut İlçe Vaizi
    GÖREV YERİ:Tut/ ADIYAMAN
    Adıyaman İl müftülüğünün 20.11.2009 tarihli hutbesidir.

    Zümer, 39/9.
    Ankebut, 29/43.
    Nahl, 16/43.
    Mücadele, 58/11.
    Enam, 6/35.
    Fâtır, 35/28.
    Heysemi, Mecmau’z-Zevaid, I, 120.
    Tirmizi, İlim, 2; 5.
    A. İbn Hanbel, Müsned, III, 157
    Tirmizi, İlim 7; Ebu Davud, İlim, 10.
    Tirmizi, İlim 2; İbn Mace, Mukaddeme, 17.

Advertisement

Yorum Yap