Logo Background RSS

İman Amel İlişkisi

  • İnsanın ilk görevi, Allah’ın varlığına ve birliğine iman edip, emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmaktır. Ne ulvi bir görev! Zira iman, kalbin nuru, ruhun gıdasıdır. İbadetler ise kalpteki imanın hayatımıza yansımasıdır. Zaten yaratılışımızın gayesi de budur.

    Çünkü insanlığın kemali iman ve ameldeki kemaldedir. Onun için Cenabı Hak, Zariyat sûresinin 56. ayetinde şöyle buyuruyor: “Ben cinleri ve insanları ancak Bana ibadet etsinler diye yarattım.” Namaz, oruç, hac ve zekât gibi ibadetler yanında müminin her meşru faaliyeti, dinimize göre ibadettir.

    Değerli Müminler!

    Kur’ân-ı Kerîm’in birçok âyetinde iman ile “sâlih amel”in yan yana zikredilmesi, amel ile iman arasında çok yakın bir ilişki olduğunu göstermektedir.
    Bir müslümanın inancıyla amelinin uyum içerisinde olması, kuvvetli bir imana sahip olduğunun alâmetidir. İman esasları bir ağacın kökü ve gövdesi, amellerse yaprakları ve meyvesi gibidir. Köksüz gövdesiz, meyve ve yapraklar oluşmaz ama meyvesi olmayan bir ağacın faydası da sınırlıdır. Ayrıca bir ağaç kurumaya başlayınca ilk olarak yaprakları sararıp dökülür. İbadetsiz imanın durumu da böyledir.

    İman edip, gereğini yapanların mükâfatlarını Cenâb-ı Hak Enfâl Suresinin 2. âyetinde şöyle bildiriyor: “Müminler ancak, o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri titrer. Âyetleri okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır ve Rablerine güvenirler; namaz kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler. İşte gerçekten inanmış olanlar bunlardır. Onlara Rablerinin katında mertebeler, mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.”

    Aziz Müminler!

    Kalpteki iman ışığının hiç sönmeden parlaması, giderek gücünü artırması ancak sâlih amellerle mümkün olur. “Dünya ve ahiretimiz için yararlı işler” anlamına gelen sâlih amel, samimi imanın en önemli göstergesidir.

    Kıymetli Müslümanlar!

    Dünya ahiretin tarlasıdır. Burada inanıp hayırlı işler yapanlar, orada bunun karşılığını alacaklardır. Öyleyse imanımızı rabbimizin hoşnut olacağı iyi ve güzel işlerle taçlandıralım. Böylece hem iyi bir mümin hem de iyi bir insan olalım.
    Hutbemi başta okuduğum Ankebut Suresi 3. âyetin meâliyle bitirmek istiyorum.
    ‘’İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece ‘’İman ettik’’ demeleriyle bırakılacaklarını mı sandılar? Andolsun ki biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Allah doğru söyleyenleride mutlaka bilir, yalancılarıda mutlaka bilir.’’

    MUHARREM KAYAHAN
    Mevlana Camii İmam-Hatibi
    BEYLİKDÜZÜ

Advertisement

Yorum Yap