İyilik, güzellik
hayır ve faydalı işlerde yardımlaşma, dinimizin emri ve kâmil bir insan olmanın
gereğidir. Hutbemin başında okumuş olduğum Maide Suresinin 2. ayetinde Rabbimiz
şöyle buyurmaktadır: “İyilik ve takva
(Allah‘a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık
üzere yardımlaşmayın. Allah‘a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah‘ın cezası çok
şiddetlidir.“
Muhterem Mü‘minler!
İslam’ın bildirdiği
sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın; zekât, fitre ve sadaka gibi boyutları
vardır. Bunlar; ihtiyaç sahiplerine vermek, darda kalan muhtaçlara koşmak,
öksüzün, yetimin gözyaşını dindirmek, Allah için Allah’ın verdiği nimetleri
Allah yolunda harcamaktır. Zira Rabbimiz de iyiliğe erişmenin yolunu bakın biz
kullarına nasıl bildiriyor. “Sevdiğiniz
şeylerden Allah yolunda infak etmedikçe iyiliğe erişemezsiniz. Her neyi infak
ederseniz Allah onu hakkıyla bilir.“(1)
Muhterem Müslümanlar!
Sözlükte; temizlemek, çoğalmak ve
bereketlenmek anlamlarını ifade eden zekât; İslam Fıkhında ise: “Belli bir malın, belli bir bölümünü, belli kimselere vermektir.” Şeklinde
tarif edilmiştir. Bir başka ifadeyle, zekât sosyal
ve toplumsal dayanışmanın adıdır. Farziyyeti de Kur’an-ı Kerim, sünnet ve icmâ ile
sabittir.
Aziz
Müminler!
Zekât, malımızı başkasının hakkından,
gönlümüzü de sorumluluktan temizleyen bir ibadettir. Ayrıca ölümle sınırlı olan
bu dünyada zaten elde durmayacak olan mal, zekâtı verilmekle sonsuzluk
kazanmakta ve kişinin geleceği için büyük bir yatırıma ve kazanca dönüşmektedir.
Zekât görünüşte malı eksiltir gibi dursa
da, doğrusu; dalları budanan ağaçlar
gibi, zekât vermekle, kazanılan malların hem bereketli, hem de bol olması
sağlanmaktadır. Zekât çağımızın önemli psikolojik hastalığı haline gelen
dünyevileşme, ihtiras, kanaatsizlik, gözü doymazlık illetine karşı bir
kalkandır. Böylece zekât cimriliği önler ve insanı maddenin esiri olmaktan
kurtarır.
Değerli
Müslümanlar!
Zekât, toplumun
huzuru adına önemli bir dinamik ve pratik bir çözümdür. Zekât fakir ile zengin
arasına kurulmuş olan, onları biraraya getiren bir köprüdür. Zekât, ekmek ve
ilaç bulamayan milyonlarca insana, elindeki ekmeği paylaştırmak için güzel bir
fırsattır. Unutmayınız ki bu ibadetin ihmali sadece bireysel değil toplumsal
yaraların açılmasına da sebebiyet verecektir. Zekât vermek suretiyle zenginin
mali kirden, ruhu cimrilikten temizlendiği gibi, fakirin de gönlü kinden
temizlenir, kıskançlık ve hasetten kurtulur.
Aziz Kardeşlerim!
Kur’an-ı
Kerim’de Yüce Allah :”Siz Allah için verirseniz, Allah
onun yerine daha iyisini verir.”(2) buyurmaktadır. İçinde
bulunduğumuz mübarek günler vesilesiyle zekât, fitre ve sadaka gibi hayırlarla
yoksulların gönlünü almaya, onların ihtiyaçlarını gidermeye çalışalım. Unutma-yalım
ki ilerde faydasını göreceğimiz gerçek servetimiz Allah için Allah yolunda
harcadıklarımızdır.
Hazırlayan
:İsmail ŞEN
Görevi :Anadolu Nasrettin Hoca Camii
İmam-Hatibi
Odunpazarı/ESKİŞEHİR
Kaynak:
1-
Ali İmran Suresi, 92
2-
Sebe Suresi, 3
Popularity: 49% [?]









