8
Temmuz

İslam’da Hoşgörü

Yazan: admin  |  Kategori: Hutbeler  |  Okunma: 3.885 views

Hoşgörü; insanlara karşı adalet, sevgi, şefkat, müsamaha ve toleranslı davranmaktır. Dinimiz de, farklı dinlere mensup olsalar bile, bütün insanlara iyi muamele ve hoşgörülü davranmamızı emreder. Çünkü İslam sevgi ve kardeşlik dinidir. Hutbemizin başında okuduğumuz Ayet-i Celile’de Cenabı  Hak :

“ O vakit sen Allah’tan gelen bir bağışlama ile onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar etrafından dağılıp giderlerdi”(1) buyurmaktadır.

Peygamber Efendimiz  (sav) :

“En şerefli iman, insanlara güven veren imandır. En şerefli İslam ise herkesin senin elinden emin olmasıdır.”(2) buyurmaktadır.

Aziz Müminler!

Cenabı Hakkın insanlara gönderdiği peygamberler yaşadığı toplumlarda büyük bir hoşgörü örneği sergilemişlerdir. Hz Musa Firavun’a hak ve hakikati anlatmaya giderken, kırıcı olmamış ona tatlı dille muamele etmiştir. Peygamberimiz de  Ebu Cehil’e defalarca giderken ona  karşı kırıcı olmamıştır.. Yine Taif yolculuğunda kendisini taşlayarak eziyet eden insanlara kızmamış, onların bağışlanması ve hidayete ermeleri için dua etmiştir.

Ecdadımızda tıpkı peygamberler gibi kendilerine taş atanlara, gül atmışlardır. Sultan Alparslan Malazgirt savaşından sonra düşmanlarına her türlü muamele yapma gücünde olduğu halde onları af etmiştir. Fatih Sultan Mehmet ise İstanbul’un fethinde farklı dinlere mensup olan insanların kendi kutsal mekânlarında ibadet yapmalarına müsaade etmiştir.

Aziz Cemaat!

İslam’da bu ve buna benzer hadiseler bize gösteriyor ki, insanların hidayete ermesi, İslam’la müşerref olması dinimizin birinci meselesidir. Çünkü İslam dininin özelliği Halikı tazim, mahlûkata şefkattir.

Hoşgörü ve anlayış, her türlü kötülüğün, haksızlığın devam etmesine göz yummak değildir. O insanın yanlışlarını veya batıl inançlarını bırakarak hidayete ermesi için uğraşırken, bunu güzellikle halletme metodudur. Yoksa o insanların batılda kalmalarına, bunun akabinde Cenabı Hakkın cezasına muhatap olmalarına göz yummak anlamına gelir ki, böyle bir metotta Kuran mantığıyla bağdaşmaz.  Buradaki tek amacımız o insanların hidayete ermelerine ve doğruyu bulmalarına yardımcı olmaktır..

Değerli Müminler,

Bu dünyada mutlu ve huzurlu yaşamamızın tek şartı hoşgörü ve sevgidir. Başta ailemiz olmak üzere, komşularımız, iş arkadaşlarımız ve mümin kardeşlerimize hoşgörüyle davranmak en önce bizleri mutlu edecektir. Toplumsal barışın, hatta dünya barışının sağlanması hoşgörüyle mümkündür.

O halde herkes üzerine düşen görevi yapmalıdır. Yunus Emre’nin dediği gibi :

Yaratılanı hoş görelim, yaratandan ötürü…

                                                      Nihat AKYOL

                      Saray Camii İmam Hatibi

 

 

KAYNAK

1-     Ali İmran Suresi Ayet :159.

2-     Tirmizi


 Yazının Etiketleri  

Yorum yapın