“Örtmek, gizlemek; nankörlük etmek” gibi ma-nalara gelen küfür kelimesi, genellikle; “Al¬lah’ın vahyettiği ayetlerin tamamını ya da bir kısmını inkar edip, Allah’ın peygamberini tasdik etme-yip, ona inanmamak” manalarına gelir. Bizim insan olarak yaratılış gayemiz, Yüce Rabbimizi tanımak ve O’na gereği gibi kulluk etmektir.
Değerli Müminler!
Bir mümini küfre düşüren inanç, söz ve fiilleri şu şekilde sıralamak mümkündür: Allah’ın var-lığını ve birliğini inkâr etmek, O’na ortak koş-mak, ulûhiyetine uygun olmayan sıfatlar isnat etmektir. Allah’ın sıfatlarını, isimlerini veya emirlerinden birini kabul etmemek veya onlarla alay et¬mek, nübüvvet (peygamberlik) müesse-sesini bütünüyle inkâr etmek, peygamberler-den bazılarının nübüvvetini kabul etmemek, onlara ulûhiyet isnat etmek, sözlerinin anlamsız ve yalan olduğuna hatta şahsî menfaat¬ler için söylendiği şeklinde inançlara sa¬hip olmak da küfür sayılmıştır. Nitekim Rabbimiz Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Şâyet kendi-lerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, “Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleni-yorduk”, derler. De ki: “Allah’la, O’nun ayetleriyle ve peygamberiyle mi eğleni-yordunuz?”(1)
Yine Kur’ân-ı Kerîm’in tamamının veya bir kıs-mının vahiy ürünü olmadığını kabul etmek, Kur’ân’ın içerdiği hususlardan herhangi biri¬ni benimsememek, Kur’ân’da ve hadislerde bildi-rildiği halde, meleklerin varlığını kabul etme-mek, onların Allah’ın kızları olduğuna inanmak, bir¬çok âyette Allah’a imanla beraber zikre¬dilen âhireti inkâr etmek, Allah’ın rahmetinden ümit kesmek gibi durumlar, insanı küfre sevk eden inanç¬lar olarak kabul edilir ve kişiyi küfre düşü-rür.
Aziz Kardeşlerim!
Küfür konusu, hadis kaynaklarında da çok ge¬niş bir şekilde yer almaktadır. Bu hadisler ge-nellikle küfür sayılan yanlış inançları ve kâfirin niteliklerini açık¬lamaktadır. Yine aynı rivayet-lerde kâfirin kıya¬met günündeki akıbetinden, maruz kala¬cağı azaptan ve müminin ona karşı ala¬cağı tavırdan da haber verilmektedir. Hadis-i şeriflerde, iman en üstün itaat olarak nitelendi-rilirken şirk ise, en büyük günah olarak tanım-lanmış, nifakın küfür oldu¬ğuna, kişinin kalbinde imanla küfrün bir arada bulunamayaca¬ğına dikkat çekilmiştir. Ayrıca tekfirin yani birilerini kâfir olmakla itham etmenin sakıncalarına işa-ret edilerek, kişinin müslüman kardeşini küfür-le itham etmesi yasaklanmıştır. Efendimiz (s.a.v.) konuyla ilgili olarak; “Kim bir adamı ey kâfir diye çağırır veya ona, ey Allahın düşmanı derse, o adam da böyle değilse, bu söz, söyleyenin kendisine döner” (2) buyurmuştur.
Aziz Müminler!
Dünyada ve ahirette mutlu olmak için sağlam bir imana sahip olup, Allah’a verdiğimiz sözü ve hesap gününü hatırlamalıyız. İmanımızı son nefese kadar korumalı, imanımıza halel getire-cek, bizi küfre düşürecek her türlü söz ve dav-ranıştan uzak durmalıyız.
HAZIRLAYAN : Mehmet KARATAŞTAN
ÜNVANI : Mrk. Çarşı C. M. K.
Ortaca/MUĞLA
TAHSİLİ :İlahiyat Fakültesi
1) Tevbe, 4/65.
2) Buhârî, Edep, 44.
HAFTANIN KONUSU : KÜFÜRDEN SAKINMAK
İLGİLİ AYET : “Allah kendine ortak koşulmasını asla ba-ğışlamaz. Bundan başkasını dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır”. (Nisâ, 4/116)
İLGİLİ HADİS : “Kul, Allah’ın hoşnut olduğu bir sözü önemsemeksizin söyleyiverir de Allah onun derecesini yü-celtir. Yine bir kul Allah’ın gazabını gerektiren bir sözü hiç önemsemeksizin söyleyiverir de Allah onu, bu sözü sebe-biyle cehennemin dibine atar.”(Riyâzü’s-Sâlihîn, Hno: 1518).
Popularity: 27% [?]









