2
Nisan

Peygamberimizin Örnek Duaları

Yazan: admin  |  Kategori: Hutbeler  |  Okunma: 4.433 views

Bugünkü hutbemiz, Efendimiz’in (s.a.v.) hayatında duanın yeri ve O’ndan sadır olan dua örnekleri hakkında olacaktır. Bilindiği gibi dua kuldan rabbine bir yakarış, beşerî bir ihtiyaç ve kişinin Allah’a iman ettiğini gösteren önemli alametlerden birisidir.
Dua hakkında Hz. Peygamber’in hadislerinde çok geniş örnekler ve açıklamalar bulunmaktadır. O, “Dua, ibadetin özüdür” buyurmuş, her vesileyle bizzat dua etmiş ve dostlarından da kendisi için dua etmelerini istemiştir.

Değerli Müslümanlar!

Hz. Peygamber, her fırsatta Rabbine dua ediyordu. Ölülere dua ediyor, dirilere dua ediyordu. Gündüzün aydınlığında, gecenin karanlığında, yağmur yağdığında, güneş veya ay tutulduğunda, kuraklık olduğunda, savaşta, barışta, yolculukta dua ediyordu. Özetle o, Rabbini asla unutmuyor, lisanı O’nu anmaktan hiç geri kalmıyordu.
Yeni bir elbise giydiğinde “Allah’ım, sana hamdolsun. Onu bana Sen giydirdin. Onun hayrını ve yapılış amacının en hayırlısını senden diliyorum” diye dua ediyordu. Nefsin hile ve aldatmalarından korunmak için de Rabbine el açarak: “Göz açıp kapayıncaya kadar da olsa beni nefsime bırakma Allah’ım” diye yalvarıyordu.
Yatağına uzandığında tam bir teslimiyetle Rabbine niyazda bulunuyor: “Allah’ım, canımı sana teslim ettim, yüzümü sana çevirdim, işimi sana havale ettim, sırtımı sana dayadım,” diyordu
Hz. Peygamber (s.a.v.) sabahları uykudan uyandığında, bir tür ölüm olan uykudan uyandıran Rabbine şöyle şükrederdi. “Bizi, öldürdükten sonra dirilten Allah’a hamdolsun. Dirilerek dönüşümüz de O’na olacak.”
Bir meclisten kalktığında okuduğu duada şu cümleler de yer alırdı: “Allah’ım, hayatta kaldığımız sürece bizi kulaklarımızdan ve gözlerimizden faydalandır ve biz ölünceye kadar bu organlarımızı bizden alma. Bize zulmedenlerden hakkımızı al. Düşmanlık edenlere karşı bize yardım eyle. Bize merhamet etmeyenleri başımıza musallat etme.”
Efendimiz dualarında hastalara da yer verir, onlar için şifa dilerdi.
Kısacası, aziz cemaat, Hz. Peygamber, bir taraftan üzerine düşeni yapmakta kusur etmeden Peygamberlik görevini yerine getirmiş, elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmış, diğer taraftan, bu duaların muhtevalarında da görüldüğü gibi rabbinin karşısında âcizliğini ve muhtaçlığını itiraf etmiş, “Ya Rabbi! Elimden gelen her şeyi yaptım. Elimden gelmeyen için sana el açtım” diyerek Allah’a dua ve niyazda bulunmuştur.
Son cümlelerimiz, Ulu Rabbimizin bize yakınlığını ve merhametini anlatan bir ayetin meâli olsun. Efendimize hitaben Rabbimiz buyuruyor ki:
“Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit onların dualarına icabet ederim. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar. (Bu şekilde) onların doğru yolu bulmalı ümit edilir.

Dr. Muhammet YILMAZ
İmam-ı Buhâri Camii İmam Hatibi
Bahçelievler/İstanbul


 Yazının Etiketleri  

2 Yorum yapılmış

  • admin
    02 Aralık 2011 |

    Sayın koçar görüşünüze saygılıyım fakat gittiğiniz yol yanlış şerittesiniz daha fazla aynı şeritten giderseniz kaybedersiniz Allah Resulunun hiçbirşeyi kötü olamaz mükemmeldir

  • beyza koçar
    29 Kasım 2011 |

    çok kötü

Yorum yapın