<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>CUMA HUTBELERİ &#187; dualar</title>
	<atom:link href="http://www.cumahutbeleri.net/tag/dualar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cumahutbeleri.net</link>
	<description>Diyanetin Hazırladığı Haftalık Cuma Soohbetleri Vaazlar ve Dini İçerikli Geniş Kaynaklar Diyanetten Haber ve Duyurular</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Jul 2010 10:46:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Peygamberimizin Örnek Duaları</title>
		<link>http://www.cumahutbeleri.net/peygamberimizin-ornek-dualari.html</link>
		<comments>http://www.cumahutbeleri.net/peygamberimizin-ornek-dualari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 12:17:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[dualar]]></category>
		<category><![CDATA[ibadetin özü]]></category>
		<category><![CDATA[muhammet yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[örnek dualar]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber duaları]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimizin duası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cumahutbeleri.net/?p=220</guid>
		<description><![CDATA[Bugünkü hutbemiz, Efendimiz’in (s.a.v.) hayatında duanın yeri ve O’ndan sadır olan dua örnekleri hakkında olacaktır. Bilindiği gibi dua kuldan rabbine bir yakarış, beşerî bir ihtiyaç ve kişinin Allah&#8217;a iman ettiğini gösteren önemli alametlerden birisidir. Dua hakkında Hz. Peygamber’in hadislerinde çok geniş örnekler ve açıklamalar bulunmaktadır. O, “Dua, ibadetin özüdür” buyurmuş, her vesileyle bizzat dua etmiş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünkü hutbemiz, Efendimiz’in (s.a.v.) hayatında duanın yeri ve O’ndan sadır olan dua örnekleri hakkında olacaktır. Bilindiği gibi dua kuldan rabbine bir yakarış, beşerî bir ihtiyaç ve kişinin Allah&#8217;a iman ettiğini gösteren önemli alametlerden birisidir.<span id="more-220"></span><br />
Dua hakkında Hz. Peygamber’in hadislerinde çok geniş örnekler ve açıklamalar bulunmaktadır. O, “Dua, ibadetin özüdür” buyurmuş, her vesileyle bizzat dua etmiş ve dostlarından da kendisi için dua etmelerini istemiştir.</p>
<p>Değerli Müslümanlar!</p>
<p>Hz. Peygamber, her fırsatta Rabbine dua ediyordu. Ölülere dua ediyor, dirilere dua ediyordu. Gündüzün aydınlığında, gecenin karanlığında, yağmur yağdığında, güneş veya ay tutulduğunda, kuraklık olduğunda, savaşta, barışta, yolculukta dua ediyordu. Özetle o, Rabbini asla unutmuyor, lisanı O&#8217;nu anmaktan hiç geri kalmıyordu.<br />
Yeni bir elbise giydiğinde “Allah&#8217;ım, sana hamdolsun. Onu bana Sen giydirdin. Onun hayrını ve yapılış amacının en hayırlısını senden diliyorum” diye dua ediyordu. Nefsin hile ve aldatmalarından korunmak için de Rabbine el açarak: “Göz açıp kapayıncaya kadar da olsa beni nefsime bırakma Allah’ım” diye yalvarıyordu.<br />
Yatağına uzandığında tam bir teslimiyetle Rabbine niyazda bulunuyor: “Allah&#8217;ım, canımı sana teslim ettim, yüzümü sana çevirdim, işimi sana havale ettim, sırtımı sana dayadım,” diyordu<br />
Hz. Peygamber (s.a.v.) sabahları uykudan uyandığında, bir tür ölüm olan uykudan uyandıran Rabbine şöyle şükrederdi. “Bizi, öldürdükten sonra dirilten Allah&#8217;a hamdolsun. Dirilerek dönüşümüz de O&#8217;na olacak.”<br />
Bir meclisten kalktığında okuduğu duada şu cümleler de yer alırdı: “Allah&#8217;ım, hayatta kaldığımız sürece bizi kulaklarımızdan ve gözlerimizden faydalandır ve biz ölünceye kadar bu organlarımızı bizden alma. Bize zulmedenlerden hakkımızı al. Düşmanlık edenlere karşı bize yardım eyle. Bize merhamet etmeyenleri başımıza musallat etme.”<br />
Efendimiz dualarında hastalara da yer verir, onlar için şifa dilerdi.<br />
Kısacası, aziz cemaat, Hz. Peygamber, bir taraftan üzerine düşeni yapmakta kusur etmeden Peygamberlik görevini yerine getirmiş, elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmış, diğer taraftan, bu duaların muhtevalarında da görüldüğü gibi rabbinin karşısında âcizliğini ve muhtaçlığını itiraf etmiş, “Ya Rabbi! Elimden gelen her şeyi yaptım. Elimden gelmeyen için sana el açtım” diyerek Allah’a dua ve niyazda bulunmuştur.<br />
Son cümlelerimiz, Ulu Rabbimizin bize yakınlığını ve merhametini anlatan bir ayetin meâli olsun. Efendimize hitaben Rabbimiz buyuruyor ki:<br />
“Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit onların dualarına icabet ederim. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar. (Bu şekilde) onların doğru yolu bulmalı ümit edilir.</p>
<p>Dr. Muhammet YILMAZ<br />
İmam-ı Buhâri Camii İmam Hatibi<br />
Bahçelievler/İstanbul</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cumahutbeleri.net/peygamberimizin-ornek-dualari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dua İbadetin Özüdür</title>
		<link>http://www.cumahutbeleri.net/dua-ibadetin-ozudur.html</link>
		<comments>http://www.cumahutbeleri.net/dua-ibadetin-ozudur.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Dec 2009 11:22:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[arapça dua]]></category>
		<category><![CDATA[dinimizde dua]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dualar]]></category>
		<category><![CDATA[ibadet]]></category>
		<category><![CDATA[mümin]]></category>
		<category><![CDATA[Rab]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe dualar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cumahutbeleri.net/?p=146</guid>
		<description><![CDATA[Değerli mü’minler! Dua ve ibadet, bir müminin aczini ve ihtiyacını, saygıyla Rabbine arz etmesi ve tazimle ondan yardım dilemesidir. Rabbi ile kulu arasında en güçlü bağ ve en değerli amel, dua ve ibadettir. Bunlar, Allah’a kulluğun itirafı ve ispatıdır. Manevi dertlerin devası, gönüllerin sefasıdır. Duasız ve ibadetsiz gönüller ise, huzursuzdur ve dinmez bir ızdırap içerisindedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>            Değerli mü’minler!<br />
Dua ve ibadet, bir müminin aczini ve ihtiyacını, saygıyla Rabbine arz etmesi ve tazimle ondan yardım dilemesidir. Rabbi ile kulu arasında en güçlü bağ ve en değerli amel, dua ve ibadettir. Bunlar, Allah’a kulluğun itirafı ve ispatıdır. Manevi dertlerin devası, gönüllerin sefasıdır. <span id="more-146"></span></p>
<p>Duasız ve ibadetsiz gönüller ise, huzursuzdur ve dinmez bir ızdırap içerisindedir. Gerçek huzura, ancak ona dua edip rahmet kapısını çalmak onun izzet ve azameti karşısında secdeye kapanıp ibadet etmek ve onu anmakla kavuşulur. Nitekim yüce Allah, kur’an-ı hakimde     ‘Bunlar, Allah’a iman edenler ve gönülleri Allah’ın zikri ile sükunete erenlerdir. Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.’(1) buyurmaktadır.</p>
<p>          Muhterem Müslümanlar!</p>
<p>Bir insan olarak, çevremizde meydana gelen olaylardan etkilenebilir ve işlerimizin düzensiz gitmesinden de üzülüp sıkılabiliriz ancak bu gibi üzüntü ve sıkıntıların geçici olduğunu bilmeli ve bütün hayatımızı saracak bunalıma ve strese düşmemeliyiz bir mü’min için strese veya bunalıma girmek, asla doğru değildir. Çükü o, hayatın ağır yükleri altında acze ve sıkıntıya düştüğünde, kendisine şah damarından daha yakın, onun en gizli sırlarını bilen ve her şeye gücü yeten yüce Allah’a güvenir ona dua ve niyazda bulunur onun Engin lütuf ve keremine sığınır, ondan başka sıkıntılara çare, dertlere deva, hastalıklara şifa ihsan edenin olmadığını bilir. Çekilen sıkıntıları ebedi mükâfat vesilesi bir imtihan olarak değerlendirir ve teselli bulur.<br />
Kur’an-ı kerim, büyük sıkıntılarla karşılaşan ve Rabbine dua eden Hz. Yunus (a.s.)’u bize örnek gösterir Hz. Yunus’un duasını kabul edildiğinde, ‘bunun üzerine onun duasını kabul ettik ve onu kederden kurtardık. İşte biz mü’minleri böyle kurtarırız.’(2) Mealindeki ayetiyle bize bildirir. Demek ki sıkıntıyı, derdi veren Allah, onun çaresini ve dermanını da verir. Hatta her güçlük için bize bir kolaylık ihsan ettiğini, Kur’an-ı Kerim’de bize şöyle açıklar: Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır’(3)<br />
Sevgili Peygamberimizde bir gün mü’minlerin başına gelen sıkıntıların günahlara kefaret olduğunu bir hadisi şerifte şöyle ifade etmiştir:”Başına gelen hastalık, bitkinlik, hüzün ve diğer sıkıntılara karşılık yüce Allah, mü’minin günahlarının bir kısmını siler.”(4)  Ayrıca musibet ve sıkıntı anlarında müminlerin:’’…Biz Allah’ın kullarıyız ve Ona döneceğiz…’’(5) anlamında ki “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun’’ayetini okumalarını tavsiye etmiştir.</p>
<p>Aziz cemaat!</p>
<p>İbadet ve duadan uzak olan insanlar, daima bir arayış bir boşluk içinde olurlar ve vicdani bir huzursuzluk duyarlar. Hâlbuki Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim‘de “(Ey Resulüm!),De ki; ( kulluk ve) duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?’’ (6) “Bana dua edin,  kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar, aşağılanarak cehenneme gideceklerdir.’’(7) buyurmaktadır. Öyleyse; gönüllere huzur, dertlere deva, dertlilere şifa veren Yüce Allah’a her derdimiz için dua etmeli, ibadetlerimizi yerine getirmeli ve elimizdeki nimetlere şükretmeyi ihmal etmemeliyiz.</p>
<p>HAZIRLAYAN: Ahmet EDE<br />
ÜNVANI: İmam-Hatip<br />
GÖREV YERİ: Mrk. Musalla C. Tut/ADIYAMAN</p>
<p>Adıyaman Müftülüğünün 04.12.2009 tarihli<br />
hutbesidir.</p>
<p>       ______________________<br />
1.	Ra’d, 28<br />
2.	Enbiya, 88.<br />
3.	İnşirah,5,6.<br />
4.	Müslim. Birr,bab:III,1992,H.No:2573.<br />
5.	Bakara,157.<br />
6.	Furkan,77.<br />
7.	gafir,60.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cumahutbeleri.net/dua-ibadetin-ozudur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dua ve Önemi</title>
		<link>http://www.cumahutbeleri.net/dua-ve-onemi.html</link>
		<comments>http://www.cumahutbeleri.net/dua-ve-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 07:00:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[dinimizde dualar]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dua etme]]></category>
		<category><![CDATA[dua okuma]]></category>
		<category><![CDATA[dualar]]></category>
		<category><![CDATA[duanın fazileti]]></category>
		<category><![CDATA[salavat]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe dua]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cumahutbeleri.net/?p=82</guid>
		<description><![CDATA[İnsanın Rabbine kulluğunu ve yönelişini göstermesinin çeşitli yoları vardır. Bu yollardan birisi de duadır. Dua, Allah’ın yüceliği karşısında kulun aczini itiraf etmesi, sevgi ve ta’zim duyguları içinde O’nun lütuf ve yardımını dilemesi, bütün kalbiyle yüce yaratana yönelerek ondan istek ve dilekte bulunmasıdır. Bizleri varlığın en şereflisi olarak yaratan Rabbimiz, bizim kendisine yönelmemizden, el açıp istememizden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanın Rabbine kulluğunu ve yönelişini göstermesinin çeşitli yoları vardır. Bu yollardan birisi de duadır. Dua, Allah’ın yüceliği karşısında kulun aczini itiraf etmesi, sevgi ve ta’zim duyguları içinde O’nun lütuf ve yardımını dilemesi, bütün kalbiyle yüce yaratana yönelerek ondan istek ve dilekte bulunmasıdır.<br />
<span id="more-82"></span><br />
Bizleri varlığın en şereflisi olarak yaratan Rabbimiz, bizim kendisine yönelmemizden, el açıp istememizden hoşnut ve razı olur. Allah Teâla’dan istemek ve niyazda bulunmak en önemli kulluk vazifelerimizden biridir. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde, “Dua, kulluğun özüdür.” buyurarak bu hakikati beyan etmiştir.<br />
Yüce Rabbimiz ikram sahibidir, ikram etmeyi sever. Kul, âdâbına uygun bir şekilde istediğinde Cenab-ı Hakk onun isteğine cevap verir. Allah Rasülü (s.a.v.) de bir hadislerinde şöyle buyurur: “Kul ne zaman, ya Rabbi, derse, Cenab-ı Hakk da ona, söyle kulum. İste, sana verilecektir, der.” Bu konuda bir ayet-i kerimede, ‘Rabbiniz buyurdu ki, bana dua edin, size icabet edeyim. Muhakkak ki bana karşı, büyüklük taslayarak kulluk etmekten yüz çevirenler hor ve hakir olarak cehenneme gireceklerdir’ buyrulmuştur.</p>
<p>Değerli Kardeşlerim!<br />
Dualarımızın ibadet sayılması ve kabule layık görülmesi için bazı şartlar vardır. Her şeyden önce dua eden kimse yiyip içtiklerinin helal olmasına dikkat etmeli, elinden geldiğince haram şeylerden uzak durmalıdır. Dua etmenin belli bir zamanı ve mekânı yoktur. Ancak bir kimse dua edeceği zamanı ve mekânı mümkünse seçmelidir. Mübarek gün ve gecelerde, seher vakitlerinde, gönülden yakararak, ellerini semaya, gönlünü Mevlâ’ya açmalı, dünyevî ve uhrevî her türlü isteğini yüce Allah’a arzetmelidir. Dua ederken mümkün mertebe gözlerimiz yaşarmalı, duamız Allah’ın rahmet deryasını taşırmalıdır. Bu takdirde kişinin duasının kabulü umulur.<br />
Dil ile dua etmenin yanında istenilen şeyin sebeplerine de sarılmak gerekir. İstediği şeyler için elinden gelen sebeplere başvurmadan Allah’tan bir şey talep etmek, toprağa tohum saçmadan mahsul beklemeye benzer! Çalışmadan rızık istemek, sağlığı bozan şeylere devam edip şifa beklemek, çare aramadan devâ ummak kulluktan uzak davranışlardır.</p>
<p>Her insanın dua etmeye ihtiyacı vardır,  aziz müslümanlar! Hayatın getirdiği her türlü sıkıntı ve yükün hafiflemesi, kişinin gönül dünyasını Allah’a açıp ihtiyaçlarını arzetmesiyle mümkündür. Sevgili Peygamberimizin hayatına baktığımızda onun, güne dua ile başladığını ve dua ile bitirdiğini görürüz. Allah Rasulü’nün bir duası şöyledir: “Ya Rab! Seninle akşama erer seninle sabaha ulaşırız. Seninle yaşar seninle ölürüz. Sanadır dönüş.”<br />
Bu hadisten de anlaşılacağı üzere dua, hayatın her safhasında ve her zaman yapılması gereken bir ibadettir. Sıkıntı ve belalara düşüp çaresiz kaldığında dua ettiği halde, sıkıntılar geçince dua etmeyip Allah’tan gafil yaşamak kâmil bir mümine yakışmaz. Çünkü insan her an ve her yerde Allah’ın rahmet ve keremine muhtaçtır. </p>
<p>Cenâb-ı Hakk cümlemizi gerek kalbi ve diliyle gerek fiilleriyle kendisine hakkıyle dua ve kulluk edenlerden eylesin! </p>
<p>Yakup KABALAK/Vaiz<br />
Beyoğlu/ İSTANBUL</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cumahutbeleri.net/dua-ve-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
