<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>CUMA HUTBELERİ &#187; fetih askerleri</title>
	<atom:link href="http://www.cumahutbeleri.net/tag/fetih-askerleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cumahutbeleri.net</link>
	<description>Diyanetin Hazırladığı Haftalık Cuma Soohbetleri Vaazlar ve Dini İçerikli Geniş Kaynaklar Diyanetten Haber ve Duyurular</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Sep 2010 16:46:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>İstanbulun Fethi</title>
		<link>http://www.cumahutbeleri.net/istanbulun-fethi-2.html</link>
		<comments>http://www.cumahutbeleri.net/istanbulun-fethi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 May 2010 11:44:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[Ebû Eyyüb el- Ensari]]></category>
		<category><![CDATA[Eyyüb el- Ensari]]></category>
		<category><![CDATA[fatih sultan mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[fetih]]></category>
		<category><![CDATA[fetih askerleri]]></category>
		<category><![CDATA[fetih şehitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genç padişah]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul fethi]]></category>
		<category><![CDATA[Molla Gürâni]]></category>
		<category><![CDATA[sahabiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cumahutbeleri.net/?p=253</guid>
		<description><![CDATA[            “İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur”[1]  buyuruyor Peygamberimiz değerli Müslümanlar! Milletlerin tarihinde önemli, unutulmaz hadiseler vardır. Bizim milletimizin tarihinde de dönüm noktaları diyebileceğimiz, kahraman ecdadımızın tarihe altın harflerle yazdığı, şanla, şerefle kazanılmış zaferlerimiz bulunmaktadır. Hiç kuşkusuz İstanbul’un fethi bu zaferlerimizin tacıdır. Asırlar öncesinden sevgili peygamberimizin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>            </strong>“İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur”[1]  buyuruyor Peygamberimiz değerli Müslümanlar! <span id="more-253"></span></p>
<p>Milletlerin tarihinde önemli, unutulmaz hadiseler vardır. Bizim milletimizin tarihinde de dönüm noktaları diyebileceğimiz, kahraman ecdadımızın tarihe altın harflerle yazdığı, şanla, şerefle kazanılmış zaferlerimiz bulunmaktadır. Hiç kuşkusuz İstanbul’un fethi bu zaferlerimizin tacıdır.</p>
<p>Asırlar öncesinden sevgili peygamberimizin müjdesine nail olmak için müslümanlar İstanbul’u defalarca kuşatmışlardır. Büyük sahabî Ebû Eyyüb el- Ensari başta olmak üzere ashab-ı kiramdan birçoğu İstanbul’u almak için gelmişler ve buralarda şehit düşmüşlerdir. Ama fetih Osmanlı ecdadımıza kadar kimseye nasip olmamıştır.</p>
<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>
<p>Osmanlı Cihan devletinin başına ikinci Mehmet adıyla genç bir padişah geçti. Bu kutlu padişah başta Akşemsettin ve Molla Gürâni olmak üzere önemli âlimler tarafından çok iyi yetiştirildi. Din bilimlerinin yanı sıra fen ve mühendislik bilgilerine de sahipti.  Peygamberimizin hadisinden aldığı işaretle İstanbul’u fethetme düşüncesi onun da hayalini süslüyordu. </p>
<p>Tarihin bir kere gördüğü ve belki de bir daha göremeyeceği yirmi iki yaşındaki genç padişah “Ya İstanbul beni alır ya ben İstanbul’u” diyerek bu husustaki kararlılığını gösterdi. Onun azmi şairin mısralarında şöyle dile geliyor:</p>
<p>Yelkenler biçilecek yelkenler dikilecek,</p>
<p>Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek,</p>
<p>Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek.</p>
<p>Genç padişah fetih hazırlıklarını süratle tamamladı. Bizans’a gelecek yardımları engellemek için boğazda Rumeli Hisarını yaptırdı, toplar döktürdü. Tekerlekli kuleler yaptırdı. Surları geçmek için tüneller kazdırdı. Ve nihayet Dolmabahçe sırtlarından karadan halice gemiler indirdi. Okunan Kur’an’lar, yapılan dualar, arşa yükselen tekbir sesleri ve Rabbimizin vaadi: “Habibim sen müminlere müjdele, Allah’tan yardım ve yakın bir fetih vardır.”[2]  6 Nisan 1453 cuma günü fetih ordusu surların önüne dayandı. Elli iki gün süren mücadele binlerce şehit ve gazi. 29 Mayıs 1453 günü Ulubatlı Hasan sancağı surlara dikti. Şurası unutulmamalıdır ki İstanbul’un fethinde dua, cesaret, feraset, ilim ve teknik birlikte harekete geçirilmiş,  madde ve mâna birliği sağlanmıştır.</p>
<p>Dünya Konstantiniyye’nin İstanbul oluşuna, bir çağın kapanıp yeni bir çağın açıldığına şahit oluyordu. Evet, İstanbul fethedilmişti. Fatih Sultan Mehmet Han Bizans halkına can ve mal güvenliklerinin, din ve ibadet özgürlüklerinin sağlanacağı sözünü verdi. Böylece İslam’ın engin hoşgörüsü bir kez daha dünyanın gözleri önüne seriliyordu.</p>
<p><strong>Aziz Müminler!</strong></p>
<p>İstanbul’u fetheden ruhu, genç neslimize ve tüm milletimize iyice anlatmak ve öğretmek görevimiz olmalıdır. Canları ve kanları pahasına bu toprakları bize emanet eden ecdadımızı minnet ve şükranla anar, rabbimizden rahmet niyaz ederiz.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">İstanbul&#8217;un tanınmış ilim irfan adamı vakıf insan Mehmet Gönenli Hoca Efendi adına Silivri&#8217;de inşa edilen huzurevi bünyesinde yer alan mescit için yardımlarınıza başvurulacaktır. Mevla hayrınızı kabul eylesin.</span></strong><strong><span style="text-decoration: underline;"> (***)</span></strong><strong></strong></p>
<p><strong>Şaban KURT                                                                                                 Tozkoparan Camii İmam-Hatibi</strong></p>
<hr size="1" />[1] Müsned IV, 225</p>
<p>[2] Saf 61/13</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cumahutbeleri.net/istanbulun-fethi-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbulun Fethi</title>
		<link>http://www.cumahutbeleri.net/istanbulun-fethi.html</link>
		<comments>http://www.cumahutbeleri.net/istanbulun-fethi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 06:42:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[dinimizde istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[fatih sultan]]></category>
		<category><![CDATA[fatih sultan mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[feth]]></category>
		<category><![CDATA[fetih]]></category>
		<category><![CDATA[fetih askerleri]]></category>
		<category><![CDATA[fetih nedir]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul fethi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul fetih tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cumahutbeleri.net/?p=67</guid>
		<description><![CDATA[Bugün İstanbul’un fethinin 556. yıldönümü… “Kostantiniyye elbette fetholunacaktır.  Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordu!”(1) buyurmakta Peygamber Efendimiz… Bu müjdeye nâil olabilmek için Sahâbe devrinden itibaren birçok ordu İstanbul’u fethetmek maksadıyla yollara düşmüştür.  Resûlullah’ı (s.a.v.) Medine’ye teşriflerinde evinde misafir eden Ebû Eyyub el-Ensârî başta olmak üzere yüzlerce sahâbî “o güzel ordudan” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün İstanbul’un fethinin 556. yıldönümü… “Kostantiniyye elbette fetholunacaktır.  Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordu!”(1) buyurmakta Peygamber Efendimiz… Bu müjdeye nâil olabilmek için Sahâbe devrinden itibaren birçok ordu İstanbul’u fethetmek maksadıyla yollara düşmüştür.<br />
<span id="more-67"></span><br />
 Resûlullah’ı (s.a.v.) Medine’ye teşriflerinde evinde misafir eden Ebû Eyyub el-Ensârî başta olmak üzere yüzlerce sahâbî “o güzel ordudan” olabilmek için yaşları ilermiş olmalarına rağmen çölleri ve dağları aşarak İstanbul’a kadar gelmişlerdir. Fetih onlar için müyesser olmasa da, birçokları şehid olup bu topraklara defnedilerek İstanbulumuzun mânevî yıldızları olmuşlardır. </p>
<p>İstanbul’u fethetmenin hem siyasî hem de mânevî önemini ve anlamını çok iyi bilen Sultan Fatih, tahta geçmesinden hemen sonra “ya ben İstanbul’u alırım ya da İstanbul beni alır” diyerek kararlılığını göstermiştir. Aldığı sağlam eğitimin yanında, Akşemseddin gibi bir gönül sultanının terbiyesi ile kemale eren Sultan Fatih:<br />
Enbiyâ vü evliyâya istinâdım var benim<br />
Lütf-i Hak’tandır heman ümmid-i feth-ü nusretim diyerek işe başlamış, dört buçuk ay gibi kısa bir zamanda Rumeli Hisarını yaptırarak büyük kabiliyetini göstermiştir. O büyük Cihangir bu derin bilgisini, şecaat ve kahramanlığını iman ile besleyerek devamlı diri tutmuştur.  O, askerî erkânın yanısıra, etrafına âlimleri ve velileri de toplamış, dua ordusunu da yanında bulundurarak azim ve kararlılığını ortaya koymuştur.</p>
<p>Peygamberimizin ifadesi ile  O “Güzel Komutan”, gemileri karadan yürütüp Haliç’e indirerek akıllara durgunluk veren bir işi başarmıştır. Elli üç günlük muhasaranın sonunda İstanbul’un surları yıkılmakla kalmamış, Ortaçağ kapanmış, yeni bir çağ açılmıştır.</p>
<p>       Aziz Müminler!<br />
Sultan II. Mehmet fâtihâne bir ihtişam ve büyük bir tezahüratla İstanbul’a girerken bile asla mağrur olmamış, fethi müteakip duyduğu haz ve süruru devlet erkânına açıklarken, “Bende gördüğünüz bu ferah yalnız bu şehrin fethine değildir. Ak Şemseddin gibi bir velînin benim zamanımda olduğuna sevinirim” demiştir.(2) </p>
<p>Sultan Fatih, bu büyük zaferin ardından savaşın izlerini silip şehri yeniden imara başlamıştır. O, fethin bir nişanesi olarak Ayasofya’yı camiye çevirip ilk Cuma namazını orada kılmıştır. Aynı zamanda Ortaçağ’da benzeri görülmeyen engin bir hoşgörü ile gayr-ı müslimleri dinî tercihlerinde serbest bırakmıştır. </p>
<p>Fatih, İstanbul’u bir irfan ve kültür merkezi yapmak için pek çok vakıf ve medrese kurmuştur. Dünyanın değişik yerlerinden âlimleri İstanbul’a toplamıştır. Molla Gürani, Molla Hüsrev gibi âlimlere büyük hürmet duymuş, Hızır Bey, Molla Zeyrek, Hocazâde, Ali Kuşçu gibi âlimlere destek vererek İstanbul’un bir ilim ve medeniyet şehri olmasının önünü açmıştır. </p>
<p>Aziz Müslümanlar!<br />
Ecdadımızın elinin emeği, gözünün nuru olarak kurup geliştirdikleri müesseseleri, özellikle de vakıfları şartnamelerine uygun olarak kullanmanın ve korumanın hem millî hem de dinî bir vazife olduğunu aklımızdan çıkarmayalım. Bu vesile ile Sultan Fatih’i ve şehitlerimizi, ömürlerini vatanımıza ve milletimize adamış ecdadımızı rahmetle anıp hayırla yâd ediyorum. Allah Teâlâ cümlesine rahmet eylesin! </p>
<p>(1) Ahmed b. Hanbel Müsned, IV,  325<br />
(2) Ayverdi, Semiha, Osmanlı Asırları, I, 282, İst.1977<br />
(3) Fetih, 48/1</p>
<p> Dr. Hasan GÜMÜŞOĞLU<br />
Merkez Vaizi / İstanbul</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cumahutbeleri.net/istanbulun-fethi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
