<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>CUMA HUTBELERİ &#187; Hicret</title>
	<atom:link href="http://www.cumahutbeleri.net/tag/hicret/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cumahutbeleri.net</link>
	<description>Diyanetin Hazırladığı Haftalık Cuma Soohbetleri Vaazlar ve Dini İçerikli Geniş Kaynaklar Diyanetten Haber ve Duyurular</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Jul 2010 10:46:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Muharrem Ayı</title>
		<link>http://www.cumahutbeleri.net/muharrem-ayi.html</link>
		<comments>http://www.cumahutbeleri.net/muharrem-ayi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 12:12:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[aşüre ayı]]></category>
		<category><![CDATA[Hicret]]></category>
		<category><![CDATA[hicri ay]]></category>
		<category><![CDATA[hicri yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[muharrem]]></category>
		<category><![CDATA[Muharrem Ayı]]></category>
		<category><![CDATA[mukaddes]]></category>
		<category><![CDATA[müşrikler]]></category>
		<category><![CDATA[rasul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cumahutbeleri.net/?p=152</guid>
		<description><![CDATA[İslâm tarihinde birçok önemli olayın cereyan ettiğine inanılan Muharrem ayına girmiş bulunuyoruz. Muharrem ayı müslümanların takvim başlangıcı, hicri yılbaşıdır. Rasul-i Ekrem (sav) Efendimiz Mekke’de on üç yıl insanları Allah’a davet etti. Bu daveti kabul etmeyen müşrikler Hz. Peygamber ve müslümanlara büyük acılar çektirdiler. Bunun üzerine Hz. Peygamber Müslümanların Medine’ye hicret etmelerini emretti. Kendisi de miladi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İslâm tarihinde birçok önemli olayın cereyan ettiğine inanılan Muharrem ayına girmiş bulunuyoruz.<br />
Muharrem ayı müslümanların takvim başlangıcı, hicri yılbaşıdır. Rasul-i Ekrem (sav) Efendimiz Mekke’de on üç yıl insanları Allah’a davet etti. Bu daveti kabul etmeyen müşrikler<span id="more-152"></span> Hz. Peygamber ve müslümanlara büyük acılar çektirdiler. Bunun üzerine Hz. Peygamber Müslümanların Medine’ye hicret etmelerini emretti. Kendisi de miladi 622 yılında, Hz. Ebubekir ile birlikte Medine’ye doğru yola çıktı. İslâm tarihinde bir dönüm noktası olan bu mukaddes yolculuk daha sonra Hz. Ömer zamanında takvim başlangıcı kabul edilmiş, 1 Muharrem hicri yılbaşı olarak ilan edilmiştir.<br />
Değerli Müminler,<br />
Muharrem ayının onuncu gününe “Âşüre günü” denilmektedir. Kimi rivayetlerde yer aldığına göre Hz. Adem cennetten yeryüzüne bu günde indirilmiş, Hz. Nuh’un gemisi Cûdi dağına bu günde oturmuş, Hz. Mûsâ ve kavmi Firavun’un zulmünden bu günde kurtulmuştur.[1] Rasulullah (sav) Ramazan orucu farz kılınıncaya kadar bu günde oruç tutmuş, bunu müslümanlara da öğütlemiştir. Peygamber Efendimiz, Ramazan orucu farz kılındıktan sonra da, “Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan âşüre orucudur”[2] buyurmuş ve bu orucun, Muharrem ayının dokuz-on veya on-onbirinci günlerinde tutulmasını tavsiye etmiştir [3].</p>
<p>Aziz Kardeşlerim,<br />
Muharrem ayı, tarihte bazı büyük acılardan kurtuluş ayı olduğu gibi, bu ayda unutulmaz acılar da yaşanmıştır. Rasulullah (sav)’ın “Cennet gençlerinin efendileri” [4] diye nitelediği torunlarından Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehit edilmesi Muharrem ayının onuncu gününe rastlamaktadır.[5 Her müslümanı derinden yaralayan bu acı hadiseyi tasvip etmek elbette ki mümkün değildir. Ancak bu acıyı Müslümanlar arasında husûmet sebebi yapmak, elbetteki öncelikle Hz. Hüseyin’in aziz ruhunu incitir. Her şeyden evvel Rasulullah’ı, onun Ehl-i beytini ve sahabîlerini severiz; onları ancak rahmetle yâd eder ve yüce Rabbimizin Kur’an-ı Kerim’de öğrettiği şu duayı yaparız: “Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman eden kardeşlerimizi bağışla, kalplerimizde müminlere karşı kin bırakma. Rabbimiz! Sen çok şefkatli, çok merhametlisin.” [6] Rasulullah (sav) da şöyle buyurur: “Sizi nimetleriyle donattığı için Allah’ı seviniz. Beni Allah’ı sevdiğiniz için seviniz. Ehl-i beytimi de beni sevdiğiniz için seviniz.” [7 Bizlere düşen görev bu sevgi ile tarihten ders alarak benzer olayların bir daha tekerrür etmemesini ve müslümanların birbirleriyle kardeş olmalarını temin etmektir.<br />
Hutbemizi Peygamber Efendimizin Veda Hutbe’sinden birkaç cümleyle bitirmek istiyorum.<br />
Ey İnsanlar! Kanınız, canınız, yaşa¬ma hakkınız, malınız, namusunuz, haysiyet ve şerefiniz, Rabbinizle buluşacağınız güne ka¬dar saygıya ve korunmaya layıktır, doku¬nulmazdır.<br />
 Ey İnsanlar! Sözlerimi iyi dinleyin ve iyi belleyin, Müslüman Müslümanın kardeşidir. Din kardeşinize ait herhangi bir hakka tecavüz helal değildir. Kimse haksızlık etmesin, hile yapmasın. [8]</p>
<p>Dr. Behlül DÜZENLİ<br />
Laleli Camii İmam-Hatibi</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
[1] Dönmez, İ. Kâfi, “Âşûrâ”, İnanç, İbadet              ve Günlük Yaşayış Ansiklopedisi, I, 178<br />
[2] Müslim, Savm, 38.<br />
[3] Buhari, Savm, 69.<br />
[4] Tirmizi, Menakıb, 31.<br />
[5] Dönmez a.g.e., I, 179.<br />
[6] Haşr, 10.<br />
[7] Tirmizi, Menakıb, 32.<br />
[8] Veda Hutbesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cumahutbeleri.net/muharrem-ayi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hicret ve Muharrem Ayı</title>
		<link>http://www.cumahutbeleri.net/hicret-ve-muharrem-ayi.html</link>
		<comments>http://www.cumahutbeleri.net/hicret-ve-muharrem-ayi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 05:07:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[Hicret]]></category>
		<category><![CDATA[Hicret ve Muharrem Ayı]]></category>
		<category><![CDATA[Hicret Yılı]]></category>
		<category><![CDATA[Muharrem Ayı]]></category>
		<category><![CDATA[Muharrem Ayı Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cumahutbeleri.net/?p=3</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz 29 Aralık Pazartesi günü, Hicrî takvime göre 1 Muharrem’de Hicrî 1430 yılına girdik. Hicrî Takvimin ilk ayı olan muharrem ayının İslam tarihinde ayrı bir yeri vardır. Bu ayın birici günü Hicri yılbaşı, onuncu günü de “âşûrâ” günüdür. Yüce Rabbimiz, emir ve yasaklarını insanlara tebliğ etmek üzere peygamberler göndermiştir. Görevleri sadece insanları doğru yola ulaştırmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz 29 Aralık Pazartesi günü, Hicrî takvime göre 1 Muharrem’de Hicrî 1430 yılına girdik. Hicrî Takvimin ilk ayı olan muharrem ayının İslam tarihinde ayrı bir yeri vardır. Bu ayın birici günü Hicri yılbaşı, onuncu günü de  “âşûrâ” günüdür.<br />
Yüce Rabbimiz, emir ve yasaklarını insanlara tebliğ etmek üzere peygamberler göndermiştir. Görevleri sadece insanları doğru yola ulaştırmak olan bu kutlu elçilerin hemen hepsi, pek çok işkence ve zulme maruz kalmışlardır. Bazısı öldürülmüş, bazısı yurtlarından göçe zorlanmış, kimileri de toplumsal baskı altında tutulmuşlardır.<br />
<span id="more-3"></span><br />
Mekkeli müşrikler de bütün insanlığa rahmet olarak gönderilen Yüce Peygamberimize tâbi olup kurtuluşa ermek yerine, ona akla hayale gelmedik işkence ve zulmü reva gördüler. Ona kucak açmak, onunla insanlık onurunu elde etmek yerine; O’nu dışladılar, hayatına kastettiler. Bu ağır baskılar altında tebliğ ve davet görevini yerine getiremeyeceğini gören Kâinatın Efendisi ve ona iman eden mü’minler Miladi 622 yılında Mekke’den Medine’ye hicret ettiler.<br />
Değerli Mü’minler<br />
Hicrette bizler için alınacak birçok ibret ve ders var, Her şeyden önce hicret; İslâm davasının hedefe giden yolunda bir dönüm noktasıdır. Hicret; İslam toplumunun teşkilatlanması, bir güç haline gelmesi ve çevresine kendini kabul ettirmesi sürecinin ilk adımı olmuştur. Hicret; imanın maddi güç karşısında kazandığı zaferin simgesidir. Hicret, Allah rızası için; anadan, babadan, eşten, dosttan, diyardan, maldan, mülkten hatta candan, evlattan vazgeçişin, ibretli ve meşakkatli kıssasıdır. Günümüzde de bencilliğin, maddeperestliğin, çıkarcılığın, adaletsizliğin tahrip ettiği insanlığın yeniden aydınlığa çıkması, ancak hicretle başlayan ve yeşeren imanî ve insanî değerlerin, tekrar hayat bulması ile mümkündür. </p>
<p>Muhterem Mü’minler<br />
Muharrem ayının onuncu günü “aşura” günüdür. Rasulullah (s.a.v) Medîne&#8217;ye hicret ettikten sonra bu günü oruç tutarak geçirmiş, mü’minlere de o gün oruç tutmalarını tavsiye etmiştir.[1] Ramazan orucu farz kılındıktan sonra da Peygamberimizin tavsiyesi üzerine bu oruç tutula gelmiştir [2]. Sünnete uygun olan bu orucu yalnız onuncu günü değil, bir öncesi ya da bir sonrası ile tutmaktır.<br />
Muharrem ayındaki diğer önemli bir konu Peygamber (sav)’in sevgili torunu Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyt’ten kadın, çoluk-çocuk 70 kişinin bu ayda hunharca şehid edilmesidir. Tarih boyunca bütün Müslümanları kedere boğan bu elim olay bugün de hepimizin yüreğini dağlamaktadır. Bu Muharrem ayı vesilesiyle Kerbelâ felaketini yeniden hatırlayıp bu acı tecrübeden ders almalıyız. Bu ve benzeri olaylar karşısında, sağduyulu hareket ederek Allah ve Peygamber sevgisi etrafında kenetlenmeliyiz. Hz. Peygamberi, onun aile fertlerini ve ayırım gözetmeksizin bütün ashabı sevmek hepimizin müşterek heyecanı olmalıdır. İyi bilelim ki, huzurlu bir toplum halinde yaşayabilmek, Yüce Dinimizin bize öğrettiği karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı kardeşliği, birlik ve beraberliği korumakla mümkündür.<br />
Hutbemi Yüce Rabbimizin bu konudaki emriyle bitiriyorum; “Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.”[3]<br />
Hicrî yılbaşınız mübarek olsun. Hicrî 1430 yılının ülkemiz, âlem-i islâm ve bütün dünya için huzur ve barış yılı olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.<br />
“Bu arada Gazzeli kardeşlerimizin acılarını paylaşıyor, bu katliamın bir an önce son bulmasını diliyorum.”<br />
[1] Müslim, Sıyam, 38.<br />
[2] Buhari, Savm, 69.<br />
[3] Al-i İmran, 3/103.</p>
<p>Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 04.02.2005  ve 03.02.2006 tarihli  hutbelerinden derlenmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cumahutbeleri.net/hicret-ve-muharrem-ayi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
