<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>CUMA HUTBELERİ &#187; ölüm</title>
	<atom:link href="http://www.cumahutbeleri.net/tag/olum/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cumahutbeleri.net</link>
	<description>Diyanetin Hazırladığı Haftalık Cuma Soohbetleri Vaazlar ve Dini İçerikli Geniş Kaynaklar Diyanetten Haber ve Duyurular</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Jul 2010 10:46:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Ebediyet Yolcusunu Uğurlarken</title>
		<link>http://www.cumahutbeleri.net/ebediyet-yolcusunu-ugurlarken.html</link>
		<comments>http://www.cumahutbeleri.net/ebediyet-yolcusunu-ugurlarken.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 13:44:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[ahiret]]></category>
		<category><![CDATA[ahiret hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ebedi yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm yolculuğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cumahutbeleri.net/?p=162</guid>
		<description><![CDATA[Bu dünyanın fani oluşunu birçok vesileyle görür ve idrak ederiz. Ağaçlar yeşerir, sonra sararır ve yapraklarını döker. İnsanlar doğar, yaşar ve ölürler. Ölüm gerçeği her canlının başına gelecektir. Allah Teala: “Her nefis ölümü tadacaktır” ayet-i kerimesi ile bunu hatırlatmakta ve bir gün huzuruna çıkacağımızı bize haber vermektedir. Ölüm bir yok oluş değil, fani hayattan ebedi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu dünyanın fani oluşunu birçok vesileyle görür ve idrak ederiz. Ağaçlar yeşerir, sonra sararır ve yapraklarını döker. İnsanlar doğar, yaşar ve ölürler. Ölüm gerçeği her canlının başına gelecektir. Allah Teala: “Her nefis ölümü tadacaktır” ayet-i kerimesi ile bunu hatırlatmakta ve bir gün huzuruna çıkacağımızı bize haber vermektedir.<span id="more-162"></span></p>
<p>Ölüm bir yok oluş değil, fani hayattan ebedi hayata geçiştir. Dolayısıyla ölüm, aslında bir dirilmedir. “Ölüm günüm, doğum günümdür” diyen Mevlânâ, Rabbine kavuşacağı ve ebedi vuslata ereceği anı, “düğün gecesi” anlamına gelen “şeb-i arûs” olarak nitelemiştir. Şair de:<br />
“Ölüm güzel şey, budur perde arkasından haber.<br />
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?” demiş.<br />
Ölüm bize bu kadar yakın iken yapmamız gereken, oturup beklemek veya zamanı gelişigüzel harcamak değil, o güne hazırlık yapmaktır. Peygamber Efendimiz (sav): “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Âciz kişi de, nefsini arzularına tâbi kılan ve Allah’tan boş temennilerde bulunup duran ve bunu yeterli görendir”(2) buyurarak bizleri ahirete hazırlıklı olmaya çağırmaktadır.<br />
Aziz cemaat!<br />
Dirilere karşı olduğu gibi ölülere karşı da birtakım görevlerimiz vardır.<br />
Son nefesini alıp veren bir Müslüman kardeşimizin yanında “La ilahe illallah” veya Kelime-i şehadeti tekrarlayarak onun da söylemesine yardımcı olmalıyız. Ölümünü usulüne uygun bir şekilde ilan etmeli, ölümden sonra en kısa zamanda defnetmeye gayret göstermeliyiz. Müslümanın müslüman üzerindeki haklarından biri cenaze namazına iştirak etmektir.<br />
Ölenin arkasından dua etmek, Kur’an okumak, onun adına hayır hasenatta bulunmak yapabileceğimiz en güzel iyiliklerdendir. Ölen kişi adına hayır yapmak veya dua etmek için yedisi, kırkı, elli ikisi gibi belirli günleri takip etmek şart değildir. Ölen kişi için ağlamak caiz olmakla birlikte bağırıp çağırmak, isyan etmek ve ağıt yakmak yasaklanmıştır. Cenaze sükûnet ve saygı ile taşınmalıdır. Bu esnada yüksek sesle tekbir getirmek, alkış tutmak, bağırıp çağırmak, müzik çalmak uygun değildir, dini örfümüze aykırıdır<br />
Ölen kişinin yakınlarına taziyede bulunarak onların acısını paylaşmak gerekir. Uzakta bulunanlar ve geç duyanlar müstesna, üç günden sonra taziyede bulunmak dinimizce hoş görülmemiştir. Cenazenin defninden sonra varsa borçlarını ödemeli, meşru vasiyetlerini yerine getirmeye çalışmalıyız.<br />
Değerli kardeşlerim;<br />
Kabirleri sık sık ziyaret ederek hem geçmişlerimize fatihalar göndermeli hem de ölümü hatırlayarak ibret almalıyız. Peygamber efendimiz (sav) bir Hadis-i Şeriflerinde “Kabirleri ziyaret edin, çünkü o size ahreti hatırlatır” buyurmuşlardır.<br />
Allah Teala geçmişlerimize rahmet eylesin, bizlere de sıhhat ve afiyet içerisinde, rızasına uygun bir hayat nasip eylesin. </p>
<p>Muharrem ŞAHİNER<br />
Şamlar Yeşil Çamlık Cami<br />
Müezzin-Kayyımı / BAŞAKŞEHİR</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cumahutbeleri.net/ebediyet-yolcusunu-ugurlarken.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ömür</title>
		<link>http://www.cumahutbeleri.net/omur.html</link>
		<comments>http://www.cumahutbeleri.net/omur.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 12:46:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah Teala]]></category>
		<category><![CDATA[dinimizde ömür]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[ikram sahibi]]></category>
		<category><![CDATA[insan hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[insan ömrü]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[ömür]]></category>
		<category><![CDATA[Resûlallah]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Emre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cumahutbeleri.net/?p=155</guid>
		<description><![CDATA[Muhterem Müslümanlar! Allah Teala’nın bizlere önemli lütuflarından birisi de zaman nimetidir. Akıp giden zaman içerisinde bize emanet edilen ömrümüzü tamamlamaktayız. “Yalnız azamet ve ikram sahibi Rabbi’nin zâtı bâki kalacak” mealindeki âyette ifade edildiği gibi, Allah Teâlâ’nın zâtı dışında bütün varlıklar fânidir. Yunus Emre’nin dediği gibi “Bu dünyaya gelen kişi / Âhir yine gitse gerek./ Müsafirdür, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Muhterem Müslümanlar!<br />
Allah Teala’nın bizlere önemli lütuflarından birisi de zaman nimetidir. Akıp giden zaman içerisinde bize emanet edilen ömrümüzü tamamlamaktayız. “Yalnız azamet ve ikram sahibi Rabbi’nin zâtı bâki kalacak”  mealindeki âyette ifade edildiği gibi, Allah Teâlâ’nın zâtı dışında bütün varlıklar fânidir. <span id="more-155"></span>Yunus Emre’nin dediği gibi<br />
“Bu dünyaya gelen kişi / Âhir yine gitse gerek./ Müsafirdür, vatanına / Bir gün sefer etse gerek.” Evet, bu dünyada yolcuyuz. Günün birinde ebediyet âlemine yürüyeceğiz.<br />
Bu sebeple Kur’ân-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde zamanın önemine şöyle dikkat çekilmiştir. “(Karanlığı ile etrafı) bürüyüp örttüğü zaman geceye, açılıp ağardığı vakit gündüze andolsun”  “Fecir vaktine, on geceye andolsun”  “Asra yemin ederim ki insanoğlu zarardadır.”<br />
Zamanın önemini belirtmek için Atalarımız “vakit nakittir” demişlerdir. Her şeyi zaman sayesinde kazanabiliriz. Ama geçen zamanı geri getirmeye hangi sermayenin gücü yeter?<br />
Aziz Müminler!<br />
Ömür bize emanettir. Her insan kendisine biçilen ömrü, ilâhî irade doğrultusunda geçirmekle yükümlüdür. Dünya ve ahiret saadetini kazanmak, bu sınırlı zamanı iyi kullanmamıza bağlıdır.<br />
İnsan, yaratılışı icabı hayatı sever, ömrünün uzamasını ister. Ancak, uzun ömür, hak yolunda tüketilmiş ise hayırlıdır. Nitekim bir sahabî Peygamberimiz’e, “Hangi insanlar daha hayırlıdır ya Resûlallah?” diye sorar. Peygamber Efendimiz şöyle buyurur: “En hayırlı insan ömrü uzun olup ameli güzel olandır.” Sahabî, “Hangi insanlar daha şerlidir?” diye sorunca da Peygamber Efendimiz, “Ömrü uzun olup da, ameli kötü olan” buyurmuşlardır.<br />
Allah Teâlâ, mükellef olan her insana düşünüp taşınacağı, öğüt alacağı ve hakkı kabul edebileceği kadar bir ömür vermiştir. Bu hususta Yüce Rabbimiz şöyle buyurur: “Ve onlar Cehennemde şöyle feryad ederler: &#8220;Ey Ulu Rabbimiz! Ne olur, çıkar bizi buradan! Dünyaya geri gönder de, daha önce yaptıklarımızdan farklı, güzel ve makbul işler yapalım!&#8221; Allah onlara şöyle buyurur: &#8220;Biz size, düşünüp ibret alacak, gerçeği görecek kimsenin düşüneceği kadar bir ömür vermedik mi? Hem size peygamber de gelip uyardı. Öyleyse tadın azabı! Zalimlere hiç bir yardımcı yoktur!&#8221;<br />
Değerli Müminler!<br />
Bilindiği üzere, bir miladi yılı tamamlayarak diğerine girmek üzereyiz. Hayat defterimizden bir sayfa daha eksildi. Bir adım daha âhirete doğru yaklaştık. Geçmişimize yönelik bir muhasebe yaparak yeni yıla girelim. Kendimiz adına, milletimiz ve insanlık uğruna ne gibi güzellikler, hayırlar, fedakârlıklar yaptığımıza bir bakalım.<br />
Evet, yeni bir yıla girerken toplumumuzda yılbaşı çerçevesinde yapılan kutlamalar, esasen bizim milletimiz yönünden; dinî, ahlâkî, kültürel ve geleneksel hiçbir temele sahip değildir. Aklı ve sağlığı tehdit eden içki tüketimini, aile bütçesini tahrip eden kumarı, savurganlığı ve cinsel taşkınlıkları; dinî, milli ve ahlâkî değerlerimizle bağdaştırmak asla mümkün değildir. Bu tür davranış ve uygulamalar, ahlâkî yozlaşmaya, kültürel tahribata, gelenek ve göreneklerimizin bozulmasına da sebep olmaktadır. Dinî değerlerimize sahip çıkmak, kültürel mirasımızı korumak, örf ve âdetlerimizi gözetmek hepimizin görevidir. Bunlar bizim millî hasletlerimiz ve özelliklerimizdir.<br />
Aziz Müslümanlar!<br />
Unutmayalım ki, zaman en büyük sermayedir. Peygamberimiz (sav)’in ifadesi ile akıllı Müslüman, kendini hesaba çekip, ölüm ötesine hazırlık yapan kişidir.<br />
Hutbemizi Peygamber Efendimiz’in bir mübarek sözü ile bitirmek istiyorum. “İki nimet vardır ki, insanoğlu bunlarda hep aldanır: Sağlık ve boş vakit.” </p>
<p>Dr. Kerim BULADI<br />
Vaiz/Zeytinburnu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cumahutbeleri.net/omur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ölüm ve Ötesi</title>
		<link>http://www.cumahutbeleri.net/olum-ve-otesi.html</link>
		<comments>http://www.cumahutbeleri.net/olum-ve-otesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 07:13:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[öldükten sonra]]></category>
		<category><![CDATA[ölü]]></category>
		<category><![CDATA[ölüler]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ölünce ne olacak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cumahutbeleri.net/?p=91</guid>
		<description><![CDATA[Bizler ve içinde yaşadığımız dünya fanidir. Bir gün gelecek bu hayat sona erecek; her canlı ölümü tadacaktır. Mahşer günü de bütün insanlar yeniden diriltilecek ve herkes dünyada yaptıklarının hesabını vermek üzere Allah’ın huzurunda toplanacaktır. Şöyle geriye doğru dönüp baktığımızda görüyoruz ki, zengin-fakir, genç-yaşlı, iyi-kötü, niceleri bu dünyadan gelip geçti. Zaman bedenlerimizi biraz daha yıpratıyor, saçlarımızı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bizler ve içinde yaşadığımız dünya fanidir. Bir gün gelecek bu hayat sona erecek; her canlı ölümü tadacaktır. Mahşer günü de bütün insanlar yeniden diriltilecek ve herkes dünyada yaptıklarının hesabını vermek üzere Allah’ın huzurunda toplanacaktır.<br />
<span id="more-91"></span><br />
Şöyle geriye doğru dönüp baktığımızda görüyoruz ki, zengin-fakir, genç-yaşlı, iyi-kötü, niceleri bu dünyadan gelip geçti. Zaman bedenlerimizi biraz daha yıpratıyor, saçlarımızı biraz daha ağartıyor. Her geçen gün bir sevdiğimiz bizi bırakıp gidiyor. Biz de bir gün sevdiklerimizi bırakıp gitmek için ecelimizi bekliyoruz. Şairin dediği gibi:</p>
<p>Neylersin ölüm herkesin başında.<br />
Uyudun uyanamadın olacak.<br />
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?<br />
Bir namazlık saltanatın olacak,<br />
Taht misali o musalla taşında.<br />
Muhterem Müslümanlar!<br />
Dünya hayatının sonu olan ölüm,  bir yok oluş değil, fani hayattan, baki hayata bir geçiştir. Ahiret yurdu, bu dünyada yaptıklarımızın karşılığını bulacağımız, amellerimize göre mükâfat ya da azap göreceğimiz yerdir.<br />
O günle ilgili olarak Cenab-ı Hakk şöyle buyuruyor: &#8220;Kişinin kardeşinden, anasından, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır. O gün bir takım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar, gülerler sevinirler. O gün nice yüzler de vardır ki toz toprak içindedirler. Onları bir siyahlık bürür. İşte onlar kâfirlerdir, günaha dalanlardır.&#8221;.<br />
Aziz Kardeşlerim!<br />
“Dünya ahiretin tarlasıdır” düsturundan hareketle Ahiret hayatına hazırlık yapmalıyız. Çünkü kişi bu dünyada en küçük bir iyilik ya da kötülük yapsa onu muhakkak karşısında bulacaktır. Ahirette: ‘‘Oku kitabını! Bu gün hesap sorucu olarak sana nefsin yeter’’ denilecek ve böylece hesaba çekilecektir.<br />
Hesaba çekilmeden önce adımlarımızı dikkatle atmamız ve hesabını veremeyeceğimiz işlerden uzak durmamız hususunda Yüce Allah bizleri şöyle uyarmaktadır: ‘‘Ey iman edenler! Allaha karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allaha karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.’’<br />
Peygamber Efendimiz ise şöyle buyuruyor: ‘‘Akıllı kimse, (ölmeden önce) kendisini hesaba çeken ve ölümden sonrası için hazırlanan kimsedir. Aciz kimse ise, nefsanî arzularına tabi olan ve Allah’tan olmadık şeyler isteyen kimsedir.’’ </p>
<p>Aziz Cemaat!<br />
Bir gün gelecek kıyamet kopacak, mahşer kurulacak, mahşer meydanında hepimiz yaptıklarımızdan hesaba çekileceğiz. Hesabın sonucunda kimileri cennete; kimileri ise cehenneme sevk edileceklerdir. Cennetlikler güzel amellerine karşılık cennet nimetlerinden istifade ederken; cehennemlikler de dünya hayatında yaptıkları kötülüklerin bedelini ağır ödeyeceklerdir.<br />
Hutbemi Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’in bir hadisiyle bitirmek istiyorum: &#8220;Âhirette insan şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe Allah&#8217;ın huzurundan ayrılamaz: Ömrünü nerede tükettiğinden, gençliğini ne şekilde yıprattığından, malını (servetini) nereden kazanıp nerelere harcadığından ve bildikleriyle amel edip etmediğinden&#8221;<br />
Cenab-ı Hak  hesabımızı kolay verecek işler yapmayı bizlere nasip etsin.</p>
<p>Bahattin TURGUT<br />
Sultanbeyli/ Vaiz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cumahutbeleri.net/olum-ve-otesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
