<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>CUMA HUTBELERİ &#187; Tevhid</title>
	<atom:link href="http://www.cumahutbeleri.net/tag/tevhid/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cumahutbeleri.net</link>
	<description>Diyanetin Hazırladığı Haftalık Cuma Soohbetleri Vaazlar ve Dini İçerikli Geniş Kaynaklar Diyanetten Haber ve Duyurular</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Jul 2010 10:46:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>İslamda Tevhid Kavramı</title>
		<link>http://www.cumahutbeleri.net/islamda-tevhid-kavrami.html</link>
		<comments>http://www.cumahutbeleri.net/islamda-tevhid-kavrami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 05:44:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[islamda tevhid]]></category>
		<category><![CDATA[Tevhid]]></category>
		<category><![CDATA[tevhid anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[tevhid nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cumahutbeleri.net/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[İslâm, vahdet dinidir; birlik, beraberlik, uyum dinidir. Bu ne anlama gelir? Öncelikle Allah birdir, başka mâbud yoktur. Yalnız O’na ibadet ederiz, yalnız O’na sığınırız. O’na kulluğu bırakan, başka şeylere kul olur; birliği çokluk eyler. Ruhumuz ve bedenimiz birlik oluşturur. Kâinatın ziyneti olan insan bu birlikten doğmuştur. Ne bedenimizi ruhumuza, ne ruhumuzu bedenimize feda ederiz. Etsiz-kemiksiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İslâm, vahdet dinidir; birlik, beraberlik, uyum dinidir. Bu ne anlama gelir?<br />
Öncelikle Allah birdir, başka mâbud yoktur. Yalnız O’na ibadet ederiz, yalnız O’na sığınırız. O’na kulluğu bırakan, başka şeylere kul olur; birliği çokluk eyler.<br />
Ruhumuz ve bedenimiz birlik oluşturur. Kâinatın ziyneti olan insan bu birlikten doğmuştur. Ne bedenimizi ruhumuza, ne ruhumuzu bedenimize feda ederiz. Etsiz-kemiksiz yaşayamayız; ama ruhsuz, akılsız, duygusuz da yaşamayız.<br />
<span id="more-31"></span><br />
Yer ve gökler birdir ve evren bir âhenktir. “Gözünü çevir de bir bak evrene, bir uyumsuzluk görebilecek misin?” buyuruyor, Yüce Rabbimiz.<br />
Hayat ve ölüm de birdir, birliktir. Allah, Hayatı ve ölümü, hanginizin daha güzel işler yapacağını denemek için yarattım” buyurur. Hayat olmasaydı ölüm olmazdı; ölüm olmasaydı hayatın kıymeti bilinmezdi.<br />
Dünyamız ve âhiretimiz de birdir, değerli müminler&#8230; Dünya olmadan âhiret kazanılmaz. Ahireti yok saydığımızda da ebedi kurtuluşumuzu kaybederiz.<br />
Hz. Âdem’den Peygamberimiz’e kadar bütün nebîlerin yolu birdir; onlara bildirilen dinler birdir; hepsi İslâm’dır, yani teslimiyettir, kurtuluş, esenlik ve barıştır.<br />
İçtiğimiz su, yediğimiz besin, bedenimizde kanımız, canımız olur. Öyleyse İnsan olarak biz ve bizi kuşatan doğal dünya hep biriz, bütünüz. Bu birliği bozduğumuzda başımıza ne belâlar açacağımızı çevre sorunları apaçık göstermektedir.<br />
Fert ve toplum da aslında çokluk değil, birliktir. Fertsiz toplum olmaz, toplumsuz fert yaşayamaz. Onun için rahmet </p>
<p>Peygamberimiz, “Müminler, sevgileriyle, merhamet ve şefkatleriyle bir beden gibidirler. Birinin derdi olsa, diğerleri de bunun acısını yaşar, gözlerine uyku girmez” buyurmuşlardır.<br />
Velhasıl, sûfîlerin dediği gibi, âlem, insan, ruh, beden, madde, mâna, fert, toplum, canlı, cansız&#8230; herşey ve herkes “kesrette vahdettir”, çoklukta birliktir. Mutlak mânada bir olan Allah’tır, Bütün çoklar, çokluklar Onundur, Ondan gelir, Ona döner: “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.”<br />
Hiçbir şeyi, “benden değil” diye dışlamaya, “öteki” saymaya hakkımız yoktur, muhterem cemaat&#8230; Her şey ve herkes, kanımız kadar, canımız kadar bizdendir. Onun için, insan olarak ve müslüman olarak, görevimiz yok etmek değil, yaşatmaktır. Kendimizi yaşatmak için çırpındığımız gibi başkası için de çırpınacağız. Yüce Resûl buyuruyor ki: “Hiçbiriniz, kendiniz için sevdiğinizi kardeşiniz için de sevmedikçe iman etmiş olmazsınız.” Yine o bize bildiriyor ki: Bir kadın bir kediyi hapsedip ölümüne sebep olduğu için -amellerine rağmen- cehennemi boyladı. Bir başkası da susuzluktan kıvranan bir köpeğe kuyudan su çekip içirdiği için cennete gitti.<br />
Kalbimiz, bütün varlığı böylece kucaklasın; sevgiyle, merhametle, dostlukla dolup taşsın ki, insanlığımız da müslümanlığımız da kusursuz olsun; ve dindarlığımızın doyulmaz tadına ulaşalım.<br />
Tarihimizde yüz yıllarca yetmiş iki milleti bir arada yaşatan gücümüz, işte bu sevgi ruhu oldu. Bu ruhu yaşatalım ki, dinî ve milli ruhumuzla biz de yaşayalım.  Ve ilâhî güzelliklere nâil olalım. Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın dediği gibi:<br />
 “Hiç kimseye hor bakma / İncitme, gönül yıkma / Sen nefsine yan çıkma / Mevlâ görelim neyler / Neylerse güzel eyler.”<br />
Mevlâ, dünyamızı-ukbâmızı güzel eylesin.<br />
Hazırlayan: Prof.Dr. Mustafa ÇAĞRICI<br />
                                  İstanbul Müftüsü</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cumahutbeleri.net/islamda-tevhid-kavrami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Birlik ve Beraberlik</title>
		<link>http://www.cumahutbeleri.net/birlik-ve-beraberlik.html</link>
		<comments>http://www.cumahutbeleri.net/birlik-ve-beraberlik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 05:09:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hutbeler]]></category>
		<category><![CDATA[Beraberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Birlik]]></category>
		<category><![CDATA[Din Kardeşliği]]></category>
		<category><![CDATA[Tevhid]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cumahutbeleri.net/?p=5</guid>
		<description><![CDATA[Tevhit Dini olan İslam’ın değerli mensupları, bahtiyar müminler, Bir saadet güneşi olarak doğan İslamiyet, renkleri dilleri ve kökenleri ayrı olan insanları aynı inanç etrafında birleştirmiş, kin ve düşmanlıkları ortadan kaldırarak, dünyamıza, insanlığa gerçek anlamda huzur ve barışı getirmiştir. Esasen İslam kelimesinin bir anlamı da “Barıştır” . Bu sebeple Müslüman huzur ve barış içinde yaşayan insan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tevhit Dini olan İslam’ın değerli mensupları, bahtiyar müminler,<br />
	Bir saadet güneşi olarak doğan İslamiyet, renkleri dilleri ve kökenleri ayrı olan insanları aynı inanç etrafında birleştirmiş, kin ve düşmanlıkları ortadan kaldırarak, dünyamıza, insanlığa gerçek anlamda huzur ve barışı getirmiştir. Esasen İslam kelimesinin bir anlamı da “Barıştır” . Bu sebeple Müslüman huzur ve barış içinde yaşayan insan demektir. Huzur ve barış içinde olmak; birlik ve beraberliğimizi pekiştirmekle mümkündür.<br />
<span id="more-5"></span><br />
	Dinimizdeki ibadetlerin bir gayesinin de Müslümanlar arasında birlik ve beraberliği oluşturmak olduğunu görürüz. İşte cemaatle namaz bunun en güzel örneğidir. Cami “toplayan, birleştiren” demektir. Orada tek kubbe altında saflar halinde günde beş defa Allah’ın evinde niçin toplandığımızı bir düşünelim. Saflarımızı sıklaştırıp omuzlarımızı birleştirerek gösterdiğimiz beraberliğimizi, kalplerimizi ve gönüllerimizi de birleştirerek göstermeliyiz. Hac ibadetinin en büyük gönül, fikir ve hareket birliği olduğunu kim inkar edebilir.!<br />
	Aziz Müminler!<br />
	Müslümanları bölüp parçalamak için İslam’ın ilk yıllarından itibaren fitne ve fesat hareketleri başlamış, çeşitli şekillere bürünerek bulaşıcı bir hastalık gibi günümüze kadar gelmiştir. Bugün ise, bizleri savaş alanlarında yenemeyen ve bizimle bir daha savaşmayı göze alamayan şer güçler, çirkin emellerine ulaşabilmek için, ülke içinde her türlü fitne ve fesat tohumları ekerek, milletimizi içten çökertmeye çalışmaktadırlar.<br />
	Tarih şahittir ki, inançları sarsılmış, dinî ve millî değerleri yıkılmış, birlik ve beraberliği yok olmuş milletlerin ayakta durduğu görülmemiştir. O halde aynı imanı taşıyan, aynı dine inanan, aynı Kur’an-ı okuyan aynı kıbleye yönelen ve aynı Peygamberin yolundan giden biz  Müslümanlar, Millet olarak birlik içinde olmalıyız..	Bu sadece millî bir görev değil, aynı zamanda çok büyük dinî bir sorumluluktur.<br />
     “Bölünüp parçalanmayın”(1) diyen ilâhî bir kitabın mensupları olduğumuzu, “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır”(2) diyen bir peygamberin ümmeti olduğumuzu, “Milletimin ayrılığa düşmesi kabrimin köşesinde bile beni rahatsız eder” diyen bir ecdadın torunları olduğumuz unutmamalıyız.</p>
<p>            Değerli Kardeşlerim!<br />
	Birlik ruhu içinde hareket eden atalarımız, tarih boyunca büyük işler başarmış, Vatanımıza ve milletimize yönelen tehlikeleri bu sayede etkisiz hale getirmişlerdir. Milletçe karşılaştığımız güçlükleri bu gün aynı anlayışla bertaraf etmek için yüce Rabbimizin şu ayetine kulak vermeliyiz: “Allah’a ve onun Resulüne itaat edin. Birbirinizle çekişmeyin, yoksa gevşersiniz, kuvvetiniz dağılıp gider”. (3) Aynı vatanda bin yıl yan yana iç içe, birlikte kardeşçe yaşadık. Bundan sonra da aynı şekilde yaşamaya devam edeceğiz.<br />
          Muhterem Müminler!<br />
Yıllardır ortadoğu’da yaşanan kaos, mahrumiyet ve acılar, son günlerde İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ve yüzlerce sivil ve masum insanın öldürülmesi ile yeni bir boyut kazanmış, kirli bir güç gösterisine ve katliama dönüşmüştür. Dünya ile irtibatı kesilen, böylece en temel ihtiyaçlarından mahrum bırakılarak, neredeyse sefalet içerisinde yalnızlığa terk edilen Filistinli Müslüman kardeşlerimiz bir insanlık dramı yaşamaktadır. Çağdaş dünyanın gözü önünde cereyan eden, aralarında yaşlı, hasta, çocuk ve kadınların da bulunduğu yüzlerce insanın ölümüne, binlercesinin de yaralanmasına, ev  ve işyerlerinin yerle bir olmasına sebep olan bu çirkin saldırı, sağduyu ve vicdan sahibi herkese insanlık adına büyük bir mahcubiyet yaşatmaktadır.<br />
Tarihte her zaman mazlum milletlerin yanında yer alan aziz milletimiz, bu duruma kayıtsız kalmayarak duyduğu rahatsızlığı değişik vesilelerle ortaya koymuş ve her türlü insani yardım konusunda seferber olmuştur. Bu çerçevede Türkiye Diyanet Vakfı da bugün namazı müteakip yurt genelinde bütün camilerden yardım toplama kampanyası düzenlemiştir. Kampanya bir hafta boyunca devam edecektir. İlgili banka hesap numaraları Başkanlığımız Web sayfasında, Müftülüklerde ve cami girişlerinde duyurulmuştur. Yapacağımız bu yardımlar mazlum Filistinli kardeşlerimizin ihtiyaçlarına harcanacaktır.<br />
Cenab-ı Hak yardımlarınızı yüce katında kabul eylesin.<br />
En kısa zamanda bu insanlık dramının sona ermesini nasib eylesin.<br />
Müslümanlar arasında birlik, beraberlik ve yardımlaşmayı daim eylesin.</p>
<p>1-Âl-i İmrân, 3/103.<br />
2-Keşfü’l-Hafa c.1, s..333.<br />
3-Enfâl, 8/ 46.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cumahutbeleri.net/birlik-ve-beraberlik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
