Logo Background RSS

Yardımlaşma

  • Atalarımız, özellikle İslâmiyet’i kabul ettikten sonra insanlık tarihinde derin tesirler ve eserler bırakan yüksek bir medeniyet kurmuştur. Bu medeniyetin çok çeşitli boyutları arasında insana hizmetin önemli bir yeri vardır.

    Yüce Kitabımız, “Bütün insanların, aynı ana-babanın, Âdem ile Havva’nın soyundan gelen kardeşler olduğunu, birbirleriyle teâruf için, yani tanışmak ve barış içinde yaşamak için kavimlere, milletlere ayrıldığını bildirir. Nitekim Türkiye dışındaki birçok Türk halkının dilinde barış kelimesinin karşılığı olarak bugün “tanışlık” kullanılmaktadır.
    Öte yandan Kur’an-ı Kerîm’e göre “Müminler ancak kardeştirler.” Bundan dolayı yüzyıllar boyunca Endülüs’ten Balkanlar’a, Kuzey Afrika’dan Yemen’e, Anadolu’dan Hindistan’a kadar, Endonezya ve Malezya’ya kadar dünyadaki bütün Müslümanlar, görüşmeseler, tanışmasalar da, birbirlerini kardeş bilmişler; aralarında on binlerce kilometre mesafe de olsa, Aziz Peygamberimizin buyurduğu üzere, bir bedenin organları gibi olmuşlar, birbirlerinin acılarını yüreklerinde duymuşlardır.
    Muhterem Cemaat!
    Müslümanlar arasında bu duygu bağının en güçlü olduğu millet bizim milletimiz olmuştur. Bu, tarihte böyle olduğu gibi günümüzde de böyledir. Bugün de milletimiz, dünyada yardıma ihtiyacı olan değişik dinlerden insanlara yardım etmeye çalışmakta; ayrıca farklı ülkelerdeki dindaşlarımıza ve soydaşlarımıza da çeşitli alanlarda hizmet götürmektedir. Bunlardan biri de eğitim ve öğretim alanıdır. Ülkemizin insanları Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya’daki kardeşlerimizin eğitim ihtiyacını karşılıyor, buralarda çeşitli seviyelerde okullar ve üniversiteler açıyor. Bu çabaların olumlu sonuçlar verdiği görülüyor. Eski bir Diyanet İşleri Başkanımız, Kazakistan’daki İslâmî gelişmeden bahsederken, bir Cuma namazında on beş-yirmi bin gencin, kar ve çamur üstünde nasıl namaz kıldığını gözleri yaşararak anlatıyordu.
    Bu mutluluk verici gelişmelerde milletimizin oralara yaptığı yardımların büyük bir payı bulunmaktadır, değerli müminler…
    Bu cümleden olarak, ülkemizin tanınmış âlimlerinden emekli bir ilahiyat profesörü olan bir büyüğümüz, benzersiz bir gayret ve fedakârlıkla, Kazakistan’ın Almaatı şehrinde bir üniversite kurulmasına öncülük etti. Bu üniversitenin acilen bir öğrenci yurduna ihtiyacı var… Bu hususta bize görev düşüyor. İstanbul halkı olarak camilerde yaptığımız küçük gibi görünen yardımlarla ülke içinde ve dışında nice eserlerin yapımına çok değerli katkılarda bulunduk; camiler, okullar yapılmasına, ata yadigârı eserlerin ihya edilmesine destek verdik. Şimdi de sizden sözünü ettiğimiz öğrenci yurduna yardım talep ediyoruz. Sevgili Efendimiz’in güzel tabiriyle “veren el” olmanızı bekliyoruz. Ne güzel “veren el olmak!”… Ve ne mutlu “veren el” olanlara!… Çünkü Yüce Kitabımızın bildirdiğine göre, onlar verdiklerinin karşılığında cenneti alacaklar…
    Allah cümlemizi bu kutlu müjdeye lâyık ve nail eylesin!
    Prof. Dr. Mustafa ÇAĞRICI
    İstanbul Müftüsü

Advertisement

Yorum Yap